Trabzonspor’a üç destek bir eleştiri bir endişe bir de çekince..!
Geçtiğimiz haftalarda Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu Trabzonspor üniversitesi için yaptıkları çalışmalara yönelik bir açıklama yaptı ve destek istedi. Maalesef ilgi yok denecek kadar azdı. Ne bir medya ne de sivil toplum örgütü konuyu sahiplenmedi. Yönetimin aldığı en önemli kararlardan biri eğitime yönelmesidir. Sadece üniversite değil kolej de bu sistemin içerisinde yer alacaktır.
Trabzonspor Üniversitesi için en ideal yer Yalıncak’ta bulunan DSİ 22.Bölge Müdürlüğü’dür. Burası hem üniversite hem yurt hem de sosyal tesis olarak değerlendirilebilecek çok özel bir yer. Diğer bir konuda Kolej! Trabzonspor Koleji içinde en ideal yer Havaalanında ki Özel İdare binası ve lojmanlarıdır. İki alanda yapılacak olan eğitime katkı çalışmaları hem Trabzon’a hem de Trabzonspor’a önemli katkılar sağlayacaktır. Bu konuda ufku geniş tutmak gerekiyor.
Trabzonspor Kolejinden ve üniversitesinden mezun olacakların Türkiye’de siyasetten, spora, sanattan, değişik iş kollarında başarılı işadamlarına, bürokrasinin önemli kademelerine kadar yükseldiğini düşünebiliyor musunuz? Bütün bunlar olduğunda Trabzonspor lobisinin gücü hangi boyuta ulaşır hesap edeniniz var mı? Yönetim kurulunu almış olduğu bu karardan dolayı sonuna kadar destekliyor ve her platformda gündemimizde tutacağımızı söylüyoruz. Trabzonspor artık kendi kabuğuna sığmayacak kadar büyük ve etkin bir kulüp olma noktasında eğitimi de yönelmek zorundadır.
Trabzonspor’un takım oyununa ısındığı, bireysel yeteneklerle bunu desteklediğini gördük. Eksiklikler yok mu? Elbette var ama sinyaller iyi. Tjikuzu’nun Trabzonspor’un tuzu biberi olduğunu, çehresini değiştirdiğini söylersek hata yapmayız. Alan daraltan, oyunu daraltan, rakibi daraltan, skoru daraltan olmadı adam daraltan bir yapısı var. Bu Tji”kuzu” değil olsa, olsa Afrika Aslan’ı olur. Adamı koruma kalkanıyla sahaya çıkartmak lazım. Gerekirse 2 de refakatçi verilmeli. Nazar değmesin ama çok beğendim. Koy Real Madrid’e sırıtmaz, oynar. Trabzonspor’u izleyenleri yoracak noktaya taşıyanlara alkış tutmak lazım.!
Ekonomik sorunlarla boğuşan ve gidişatı hiç de iyi sinyaller vermeyen Trabzonspor yönetimi Gabriç’i transfer etti. Hem de en büyük hedefi olan Avrupa liginde oynatamayacağını bilerek. Şunu dedik “İlla oyuncu alınacaksa bu hücum yönünde olmalı. Gökhan ve Umut yüzde 20’lik gol başarısıyla bu takımı istenilen düzeye taşıyamaz.” Ama gittiler farklı oyuncu aldılar. Ben daha ne diyeyim ki! Yazık ediyorlar Trabzonspor’un paralarına…!
Takım oyununda iyi sinyaller veren, mesafeyi kısaltarak pas trafiğini artıran, savunmayı hücumda başlatan Trabzonspor’un bu şablonuna Yattara ve Gökhan uyum sağlayamaz..! Yattara geniş alan oyuncusu ve presi sevmiyor. Topsuz oyunda hiç yok. Trabzonspor’da sevilmesinin nedeni oyunu değil kişiliğidir. Bir iki de şova yönelik hareket yaparak seyircinin gönlünü kazandı. Gökhan Ünal’ın durumu da aynı! Presi sevmiyor ve oyuna erken küsüyor. Son vuruşlardaki becerisi de yüksek değil. Savunmaya yardım da etmiyor. Diyeceğim o ki; Bu iki “kendine göre büyük oyuncu” normal şartlarda bu sistemde oynayamaz. Ha kenarda da rahat durmazlar.!
Yönetimin bazı konularda yetki almak için genel kurula gidiyor. Burada önemli olan alınacak olan yetkinin nasıl kullanılacağıdır. Bu güne kadar iyi sınav vermediler. Umarım kısa sürede alınacak yetki tamamen Trabzonspor’un al-i menfaatleri için kullanılır. Bu konuda da çekincemi tarihe not düşerek belirteyim ki gereği anlaşılsın. Delegelerde çok dikkatli olmalı..!