Trabzonspor kurda söz verdi çakallara yem olmayacak..!
Evvela şunu söylemek de fayda var. Trabzonspor’u şu andaki konumu ve görüntüsü içinde A’dan Z’ye hem de acımasızca eleştirmek mümkün. Bunda hiç sorun yaşanacağını sanmam. Hele yazma sanatını iyi icra edenler için “tereyağından kıl çeker” gibi yazı akar gider. Ancak içinde bulunulan durum “sorunlu” değil “sorumlu” davranmayı gerektirir. Saldırı ve yıpratma taktiğiyle Trabzonspor’u hedef tahtasına koyanlar yarın Trabzonspor ve yöneticileriyle onun altında kalacaklarını iyi bilmeliler.
Oyuncuları tek tek ele alarak şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün. Kaleci SİLva’yı bu haliyle “sil” diyebilirsiniz. Ege”MEN”i kaptan değil “men” de edebilirsiniz. Song’u Paris-Trabzon arasındaki gel-gitleri, Tji“KUZU”nun geçen haftaya inat “kuzu”olması, ColMAN’ın, “man” yerine “Murat 124” tarzı benimsemesi, Ersun Yanal döneminde sakatlık ve hastalığı rüyada görenlerin şimdi bu illete yakalanmaları, Umut’un başarıya mahkum “umut”ları nasıl heba edeceğini göstermesi, SerKAN’ın “kan”…….. oyunu, Albay Alanzinho’nun 2 atımlık barutu, Cale’nin kilidinin bozulması ve hattını yol geçen hanına döndürmesi, CeyHUN’un “Hun” imparatoru kimliğini terk etmesi, “YAT”tara’nın yatmayı moda edinmesi felan felan….!
Başkan Sadri Şen”ER” in terfi etmek için yaptığı mücadeleye ayak uydurulamaması, kafasının fena bozulmasına sebebiyet verilmesi ve görevinin mutsuz şekilde uzatılması, Hayrettin HACIsalihoğlu’nun Hacılar gibi “ya sabır” çekmek zorunda kalması, Mahmut Ak “SU” içmek yerine kafayı bulacaklara zorla yöneltilmesi felan felan…!
Bütün bunları bu dönemde köze atmak mümkün.! Ama önemli olan piştikten sonra kime ne olarak fayda sağlayacağıdır..! Ne bunu kaleme alma gafletinde bulunanlara ne de Trabzonspor camiasına ve sevenlerine olumlu sirayet etmez. Gemi su almaya başladığında deliği tıkamak yerine yeni delikler açmak gemiyi kurtarmaz erkenden batırır.
Trabzonspor hafiften su almaya başladı. Telafisi etmesi muhtemel maçlarından sonra öfke dolu bakış ve naraların arasında ağır ağır yol alan otobüsün içindekilerin ruh hali Perşembe’ye kadar nasıl düzelir onu bilemem. Ancak bildiğim en önemli şey Perşembe’nin faturasının ağır olma ihtimalinin böyle giderse olduğudur…!
Yönetenleri icraatlarından dolayı eleştirmek en doğal hakkı kendini amir yorumcu görenlerin. Ancak eleştirinin sonunun ok yaydan çıktıktan sonra “yay” mı yoksa “ok” mu olacağı konusunda şüphelerim var. Et(ki)li olmak veya eleştirdim desinler demek için yorum yapılmamalı. Bu yönetimi oluştuğu ilk günden beri en ağır üslupla eleştiren benim. Hatalarını gördüğümüz de yine eleştiri yapacağız ama bugün eleştirilerin duvara asılmasının zamanı.
Trabzonspor’un kırılma noktalarının başında Avrupa Ligi geliyor. Toulouse ya belirlenen yola devam ya da “tus-tıs” dedirtecek Trabzonspor’a..!O nedenle yalpalatılmayı, sendeletilmeye, düşürülmeye ve sahte gülücüklerle oynatılmaya tahammül edemez bordo-mavililer…!
Herkes haddini ve sorumluluğunu bilerek hareket etmeli. Trabzonspor yönetenlerin değil sevdalılarınındır. Bugün mevcut yönetim yarın bir başkası değişir. Değişmeyen tek şey sevdasıdır bordo-mavinin…! Trabzonspor’u zor olduğu düşünülen dönemde “yem” etme sevdasında olanlara en güzel cevabı şu sözlerle verelim; “Kurda söz verdim çakallara yem olmayacağım”