Trabzonspor’da yapılan her şey mercek altında..! Bilineni görüleni, iddia edileni bir şekilde masaya yatırılıyor..! Biz de zaman, zaman eleştirel manada düşüncelerimizi kamuoyuna aktarıyoruz. Ancak dikkatimizi çeken önemli bir şey ki var ki yazalım yazmayalım mı ciddi mana da düşüncelerimizi meşgul etti. Ve sonunda yazmaya karar verdik..!
Trabzonspor yaşam biçimi, Trabzonspor hayat tarzı, Trabzonspor siyaset üstü falan laflarına siz bakmayın..! İşin aslı öyle değil. Trabzonspor koltuk ve taşıdığı güçtür. İşte o güce sahip olmak, sahip olana biat etmek, çıkar sağlamak için çaba harcayan sahte Trabzonsporlular her zaman tehlikenin babasını oluşturmaktadır.
Trabzonspor’u son dönemlerde yöneten en önemli akil adamların başında Hayrettin Hacısalihoğlu geliyor. Şahsiyetiyle söyleyebileceğim tek şey “adam gibi adamdır” olur. Dostu için kellesini omuzun üstünde tutmayacak kadar da gözü karadır. Ancak Trabzonspor asbaşkanı olarak yanlış işlere imza atmıştır. Bu konuda fikir ayrılığımız da olmuştur.
Hayrettin bey ne derse o oluyor..! Bir dediği iki edilmiyor. O Hayrettin bey için demediğini bırakmayanlar gel zaman git zaman fikir değişimine uğrayarak kendisine biat edebilmek için yarış içine girdiler. Sebep? Çıkar…! Çıkar insanların gözünü o kadar karartıyor ki dün söylediğini hazmederek bugün Hayrettin beyin yanında olabilmek, çantasını taşıyabilmek, yemek de beraber olabilmek, ağzından dökülen sözleri emir telakki etmek için her yolu deniyor.
Hayrettin beyin kişiliği karakteri bizi ilgilendirmez. Yukarıda da dediğim gibi adam gibi adamdır. Ancak söz konusu Trabzonspor olunca yanlışında yollarımız ayrılıyor. Yollarını ayırdığını söyleyen, arkasından eleştiren, tükürdüğünü yalayan, yanına geldiğinde önünü ilikleyen iki yüzlülere söylenecek çok şey varda burası uygun değil..!
Hayrettin bey demek ki yaptıklarında doğru yapıyor. Doğru her yerde doğru değil midir? Hayrettin beyin arkasında yanlış yüzüne doğru olan konu olabilir mi? Demek ki oluyor. Biz bunları kısaca “sahte Trabzonsporlular” olarak nitelendireceğiz. O sahtelerin amacı TS’nin iyiliği değil kendi menfaatleridir..! Trabzonspor’a çöreklenmek, mevki makam elde edebilmek veya işlerini Trabzonspor üzerinden görebilmek veya, veya, veya…. için kişiliklerini bir çırpıda değiştirebiliyorlar.
Tıpkı bukalemun gibiler. Onlar için söylenecek tek şey “ayaklarının üzerinde duruyor gibi gözükmek” size“ayaklar altında paspas olmak” olarak dönecektir. Gerçi Bukalemun da son döneminde ikiz çocuklara sahip olmuş. “Şukalemun” ve “Okalemun.!” Bunlarda “amip” gibi çoğalırlar sonrasında ne olurlar onu bilemem…!
Borçmuş, harçmış kime ne..! Başkan Sadri Şener ne diyor, “Sonuçlar kimseyi aldatmasın. Biz belirlediğimiz hedeften sapmadık. Sporcularımızın hepsi kalitelidir. Trabzonspor’un gücü borçlarını iki kat ödeyecek durumdadır. Borçlar, yeni borçlarla kapatılmayacaktırkimse merak etmesin..!” Trabzonspor’un koca başkanı böyle açıklama yapacak da biz üstüne başka şey mi diyeceğiz..! Elbette hayır..!
Başkana inanmaktan başka yapacak ne olabilir? Trabzonspor’a yön verenler pusulanın göstergesinin kuzey olduğunu iyi bilirler. Kuzey gösterilen yeri terk edip güneye gidecek değiller ya..! En azından başkan açıklamalarında hedefin kuzey olduğunu gösteriyor öyle değil mi?