Doğanın kanunudur hiçbir şey ziyan olmaz. Nerede bir canlı-leş varsa muhakkak bir başka canlının takibindedir. Uçma yeteneği olmayan hayvanlar leşlerin yerini öğrenmek için akbabaların yoğunlaştığı ve havada daire çizdiği bölgeye doğru yönlerini çevirirler. Ziyan olmaması gereken leşlerin hayatlarının devamını sağladığı her hayvan, yeni güne yeni leşler aramak için hazırlanır. Trabzonspor’daki durumla ne alakası var demeyin..!
Trabzonspor’da başarısızlığın eleştirilmesinin temelinde yatan en önemli faktörlerden birisi kişisel husumetten veya çekememezlikten kaynaklanıyor. Eleştiri biraz yavan kalacak ama karalama yerine kantarın topuzu diyelim de kimseyi incitmeyelim. Başarı da eleştirenler başarısızlıkta ne yapar? Leş yiyiciler gibi saldırır. Saldırdığı leşe talip olup ona ruh vereceğini iddia edenler veya leş üzerinden siyaset yapanlar nedeniyle Trabzonspor ayakta kalamıyor.
Av ve avcının belirleyici konumda olmadığı balık-karınca hikayesini bilir misiniz? Kimin av kimin avcı olduğu kararını üçüncü bir etken belirliyor. “Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncılar balıkları...!” Bura da avcıyı suyun akışı belirliyor. Leş olarak gördükleri Trabzonspor’un ayakta kalması ve saha sonuçlarında başarıya yelken açması çekemedikleri ve husumet besledikleri yönetimi avcı konumuna taşıyor. Akbabalar dikkat..!
Trabzonspor’da işlerin iyi gitmediğini söylemek için kahin olmaya gerek yok..! Her şey ortada.! Ancak davulun sesinin uzaktan hoş geldiğini de unutmamak lazım. Mevcut yönetim bu dönemi az hasarla atlatabilirse geleceğe daha umutla bakacak. Siz hiç kargalar ötüyor diye bülbülün sustuğunu gördünüz mü?
Denizli horozunu bilmeyen yoktur. Kendi küçük sesi büyük.! Denizli’ye giden araştırmacılar sabahın köründe horozun sesinden rahatsız olmuş ve yakalayıp kesmek istemişler. Alaca karanlıkta horozun peşine düşmüşler. Takipçileri gören yaşlı bir amca “Niye hayvanı kovalıyorsunuz” der ve cevabı alır “Çok ötüyor ve uyuyamıyoruz. O nedenle yakalayıp keseceğiz” Peki, “siz o işi bana bırakın ve rahatınıza bakın. Bundan sonra işi ben halledeceğim” der. Ertesi sabah horozun örtmek istediğini ama bunu bir türlü başaramadığını gören araştırmacılar yaşlı amcayı bulup meraklarını gidermek için sormuşlar ne yaptın? Cevap basit kıçına yağ sürdüm. Yani arkası sağlam olmayanın sesi gür çıkmaz.
Yönetim arkam sağlam diye sezon başında hedefi koydu ancak güvendikleri onları yolun başında sıkıntıya soktu. En büyük hataları da hedef koyarken gür sesle bunu kamuoyuna duyurmak için yarış halinde olmalarıydı. Yönetimi çuvalla hataya rağmen ayakta kalmaya çalışıyor. Bugün hangisine sorsanız her halde durumdan en çok rahatsız olan ve üzülen onlardır. Trabzonsporluluklarından şüphe edebilir misiniz? Herkes elini vicdanına koysun. Gemi su alırken kaptan değişse ne olacak sorarım size…!
Kaos kahramanları işbaşında.! Ortalığı toz-duman edip akıllarınca kazanç elde edecekler. Şu andaki tablo içinde gidecek ve gelecek oyuncu var mı? El cevap hayır.! Mevcutlarla yola devam edileceğine göre taraftarında sağduyulu olması lazım. Evet Yattara sadece bugün değil geldiği günden beri Trabzonspor’u kullanmıştır..! Faydasından daha çok zararı olmuştur. Ama bugün onu hedef tahtasına koymanın zamanı değil. Şu anda gazını alıp sağlanabildiği kadar fayda sağlanması için mücadele edilmeli.
Aynı şekilde Hint kumaşı diye alınan ve defolu çıkanlara da sahip çıkılmalı. Sokağa atma, dışlama mantığı sağlıklı ve doğru değil. Başarı önce inanmak sonra da birlikte düşünerek yürümekten doğar. Eleştirileri duvara asmanın zamanı geldi. Yönetimedestek vermek her Trabzonsporlunun asli görevi olmalıdır. Bu takımın bir bütün olarak desteklenmesi ve başarıya yelken açması için elbirliği şart. Daha açık ifadelerle “leş” niyetiyle değil “iş” niyetiyle Trabzonspor’a sahip çıkılarak bakılmalı..!