Bu aralar en çok merak edilen ve en popüler soru Türkiye eksen kayması yaşıyor mu? Moda diye soralım Trabzonspor’da eksen kayması var mı? Bu sorunun cevabı yılların getirdiği sorunların çözümüne bağlı olarak fazlasıyla göreceli karşımıza çıkıyor. Var diyenlerde yok diyenlerde çıkar ama biz genel bir portre çizerek fotoğraf parçalarını ortaya koyacağız. Size kalan ise resmi bütünleştirmek..!
Trabzonspor’da her sezon öncesinde yapılan iddialı açıklamalar ve sonrasında yaşanan süreç ve ulaşılan sonuç. 26 yılda ortaya çıkan tablo şu; kelimelerle oluşturdukları başarı sürecini eyleme dönüştüremeden altında kalmaları. Yani 10 ay içinde söylemleriyle eylemleri aynı paralellikte gitmiyor. Bunun temelinde tarihte elde edilen başarılar yatıyor. Bu da camia hedefsiz bırakılmamalı anlayışına neden oluyor. Hedefte en üst mantığı Trabzonspor’u büyük hatalara ardından da yanlışlara sürükledi.
Senaryonun bir başka bölümü de Sadri Şener yönetimiyle uygulandı. Doğal olarak suçladıkları ve başarısız gördükleri bir önceki yönetimin aksine başarıyı vaat ettiler. Başarı algıları köklü revizyon, etkin, üretken, marka değeri katan, misyonuna, vizyonuna uygun ekip oluşturmaktı. Ve o doğrultu da çalışma yaptılar. Bir önceki sezonda “Yeniyiz o nedenle bu yıl gidebildiğimiz yere kadar gitmek seneye şampiyonluk dediler”
İlk bakışta sözlerin mantıklı olduğu düşünülse de saha sonuçları başarıyı sözlerin arasını sıkıştırdı. Biraz aksak biraz eksik de olsa geçen yıl söylemleriyle beklenen başarıyı yakalamasalar da ciddi heyecan uyandırdıkları kesin. Yani başarıya giden yolda en önemli ihtiyaç..! Bu sezon başında bir önceki yıla istinaden söylemlerini gerçekleştirmek için giriştikleri yeni çabalar, ekonomik zorlukların da frenlemesiyle başarıyı ekmek istedikleri dağa kar yağdırdı.
Lig uzun bir maraton.! Bu nedenle de inişli-çıkışlı grafiklerin olması normal. Anormal olan ise mücadele gücü ve heyecanın kaybolmasıdır. Şu anda yönetim ve takım üzerinde eksik olan en önemli öğe bunlardır. Mücadele gücüyle birlikte heyecan duygularının ruhunun derinliklerine nakşedildiği oyuncu kümesi başarılı olabilir. Burada asıl sorgulanması gereken de budur..! Mücadele gücü ve heyecan yoksa zevk de yoktur başarı da yoktur…!
Bir fıkra; “Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış, “Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?” Boşuna oynamayalım, biz kazanırız. “Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar döküntü futbolcu varsa sizde!” demiş. Şeytanda şeytanca gülmüş…!
Trabzonspor’da yönetim olarak belirlenen hedefte bir eksen kayması olduğunu söylemek doğru değil. Ancak oyuncu kadrosunda mücadele gücü ve heyecan kayması ekonomik darboğazında katkısıyla bugünlerin hazırlayıcısı oldu..! Önemli olan bundan sonra yönetimin cennete gidecek olanlar listesinden aldığı oyuncuların cehennemliklere uyup sapma göstermemesidir.
İki fanatik Trabzonsporlu konuşmaktadır. Maça gitmiyor musun? “Ne diye gideyim? Oynanan futbol değil ki..! Hakemler kötü... Mücadele yok, itiş kakış...! Kimse ne yaptığını bilmiyor. Formaları çıkarsalar kimse bunları seyretmeye gitmez. Maç bitmeden bütün iyi duygularım bitiyor. Saatlerce gişe önünde, kuyrukta bekle..! İçeride stres, sıkıntı, kavga gürültü..! Çıkışta vasıta bulamıyorsun...!” İyi bende senin gibi maça gitmeyeyim o zaman…!
Trabzonspor’un içinde bulunduğu durumu eğlenceli ve düşündüren şekliyle anlatmanın en has hali bu.! Eğer yönetim eksen kayması yok diyor ve bu doğrultuda çalışma yapmaya devam ediyorsa o zaman genetikleri değiştirilmemişse oyunculara hangi düşüncelerle transfer edildiklerini ve onlardan ne beklediklerinianlayacakları şekilde aktarmaları gerekir. Hiçbir şey yapamazlarsa taraftarı tribünlere çekmek ve heyecan yaratmak için şu soruyu sorsunlar cennetlik mi yoksa cehennemlik misiniz?