Hiç kuşku yok ki Şenol Güneş çalışabileceği en ideal asbaşkana “evet” dedi. Hayrettin Hacısalihoğlu, Şenol hocanın rahat bir ortamda çalışması için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacak kadar kendine yakın bir dost. Diğer teknik adamlara karşı farklı yaklaşıyor manası çıkmasın sözlerimizden ama durum bu.
Şenol Güneş’in isteğinin geri çevrilmesi mümkün değil. Sportif anlamda tüm yetkiler kendinde toplandığına göre Hayrettin beyin kendisine sınır çizip çizmediğine siz karar verin.
Şenol Güneş’in çalışma ortamına alabildiğine geniş tutan yönetimin Sportif direktör Ünal Karaman ve Özkan Sümer’in hatta Sadi Tekelioğlu’nun durumuyla alakalı da yetkiyi sayın Güneş’e verdiğini söylemek gerçekçi olur. Her ne kadar sportif direktör Ünal Karaman, “Şenol Güneş’in gelmesi için yönetimle birlikte karar verdik” dese de kazın ayağı görüldüğü gibi değil.
Soru şu; Sportif alanda tam yetkili Şenol Güneş ise Ünal Karaman’ın görev tanımlaması nasıl yapılacak? Ünal hoca Şenol Güneş’in amiri konumunda sportif direktör olarak görev nasıl yapacak? Gelelim Özkan Sümer boyutuna..!
Başkanlık makamını işgal etmiş bir kişinin aynı kurumda çalışan olmasına karşıyım. Bunu belirtelim de Sümer-Güneş diyalogu nasıl olacak? Sümer oyuncu izlemeye devam edip sayın Karaman’da pazarlık mı yapacak? İzlenen ve alınan oyuncuların fayda/maliyetine bakılırsa sayın Güneş’in kafası fazlasıyla karışacak..! Altyapıdan oyuncu yetişmiyor feryatları arasında göreve getirilen Sadi Tekelioğlu’nun konumu ne olacak? Trabzonspor’da sayın Güneş’in gelmesiyle birlikte görev tanımlamaları yeniden yapılacak. Tabi bazılarının feryatları ve isyanları da tavana vuracak..!
Bu sorular birilerinin canını acıtacak ondan şüphem yok ama asıl sorulması gereken soru şu Şenol Güneş’in elinde sihirli değnek olmadığına ve bu takıma “sur’a üfler” gibi ruh veremeyeceğine göre, kendisine transfer konusunda ne kadar bütçe hangi şarlarda vaat edildi? Oyuncularında şikâyet konusu ve hedef olmalarına neden olan bütçe dibi delik konumda ise yeni borç kulübü altından kalkılamaz noktaya taşımaz mı? Yoksa Şenol Güneş’in elini güçlendirmek için yeni gelir kaynakları mı oluşturuldu? Aç ayı oynamaz..! Peki, parasını almayan topçu oynar mı?
Sorunların ve sorumluların çok olduğu yerde kendine yer edinmeye çalışacak olan Şenol hocayla birlikte başkan Sadri Şener’in son dönemlerde fazlasıyla gündeme getirdiği ve sinirlilikle sarf edilen sözlerle kadro dışı kalan oyuncular affedilecek ve kadro normalleşecek öyle mi? Kaptanlık verildiği söylenen sonra çark edilen oyuncuların haleti ruhiyesi nasıl tamir edilecek? Hem dışarıda bırakılanlar hem kaptanlık köşkü ucundan gösterilenler hem de bütün bu olup bitenleri anlamaya çalışanların psikolojik durumları yine görmezden mi gelinecek?
Böyle bir atmosferde kafaları allak bullak olan istenmeyenlerle Güneş’e nasıl katkı sağlanacak? Yarın başkan Şener tekrar sinirlenir ve tamir edilmeyecek cümleler ağzından dökülürse ne olacak? Çizdim oynamıyorum rolü devam mı edecek? Peki, bu durumda başkanlık makamına güven ne olacak?
Her şey sezon öncesi planlamasıyla başlamıştı ama evdeki hesap çarşıya uymayınca devre arasına kaldı. Şenol Güneş’in elindeki malzeme ve üreteceği değer belli. Elbette kariyeri ve camiayı tanımasıyla birlikte Şenol hocanın başarı çıtasını yukarı çekeceğinden kuşkum yok. Ancak göreceli kavram olan başarıda sınır ne olacak? Şampiyonluk mu, şampiyonlar ligi mi Avrupa ligi mi veya Türkiye kupası mı?
Çok sorun çok soruyla içinden çıkılmaz hal almaya başladı. Biz en iyisi bakan Faruk Özak’ın ve Hayrettin Hacısalihoğlu’nun dediği gibi çağrı yaparak yazıyı bağlayalım. Sabır, sabır, sabır..! Çatlayıncaya kadar Şenol Güneş’e sabır gösterilmesi şart..! Eee Ferguson olmak kolay mı? Adamın ilk 5 yılında başarının “b”sine rastlamak mümkün değil..! Şenol hocanın önceki yıllarda gidip/gelme hesabı yeni dönemi kapsamıyor onu da not düşelim de…!