Trabzonspor’un ekonomik durumunu anlatmaya gerek yok..! Borç yiğidin kamçısıdır da denilecek durum yok..! O nedenle ne kadar tasarruflu hareket edilirse o kadar daha kısa sürede iyi günler Trabzonspor’u bekliyor demektir.
Trabzonspor’a yön verenler değişik argümanlar ortaya atarak oyuncu transferi yapmaya çalışıyor. Çalışıyor diyoruz çünkü ayağını yorganına göre uzatmaları gerektiğini artık gördüler. Hoş yorgan göbek seviyesine çıktı ama yine de fazla açılmamaları iyi…! Tabi dururlarsa..!
Taraftar Gökhan Ünal ve Umut’un nadasa bırakılmış futbolları nedeniyle onu da alın bunu da alın diye tempo tutuyor. Tempo o kadar çok yönetimi köşeye sıkıştırıyor ki parayı pulu kenara bırakıp oyuncu arıyorlar..!
Başkan Sadri Şener bir yerli bir de yabancı golcü alacağım diye açıklama yapmayı sorun yapmıyor. Taraftar açısından duru ne, “körün istediği bir göz Allah vermiş iki” Kim hayır der ki? Alın, alın en iyisini alın hatta bir alınanın bir tane de yanına alın ama kumbaranın durumu ne? Benimki de şeytanlık aklıma geldi işte..!
Sanki Viyana seferi yahu..!
Fatih Tekke’nin Trabzonspor’a dönmesini doğru bulmadığımı ifade etmek isterim. Sebebi çok basit..! Hem Fatih’in buradan gidiş sebepleri ortadan kalktı mı kalkmadı mı sorusu kafaları karıştırıyor hem de misyonunu artık Avrupa’da sürdürmeli diye düşünüyorum..!
Yönetim kurulu Şenol Güneş’i kurtarıcı olarak gördükten sonra şimdi de Fatih Tekke’ye sarılıyor. Fatih Tekke’den beklentiler o kadar yüksek seviyeye çıktı ki korkarım ki bu baskı altında Fatih’in de Gökhan’dan farkı kalmayacak..!
Bu ne ya..! Sanki Fatih Tekke gelecek tüm sorunlar bitecek..! Olacak şey değil. Bir oyuncu bu kadar gündemde tutularak beklentilerin yükseltilmesinin anlamı nedir? Yönetim Kurulu koşullar içinde kalarak masraftan kaçıyor..! Masraftan kaçıyor kaçmasına da Petersburg’a sefer üstüne sefer düzenleniyor..!
Fatih’in gelmesiyle sorunların üstesinden gelineceği beklentisinin ağır bastığı camiada maalesef en küçük hata büyük olaylara gebe bıraktırıldı. Önemli olan Trabzonspor ve Fatih Tekke ise bu olay bu kadar uzatılmalıydı. Veya iş medyaya aksettirilerek beklenti çıtası yükseltilmemeliydi..! Umarım Fatih leblebi gibi gol atarda hem kendini hem de yönetimi kurtarır. Gerçi leblebi gibi gol atsaydı bu saatten sonra Trabzonspor’da ne işi vardı diyeceğim ama neyse…!
Bross’u eleştirenler yönetimi eleştirmiyor mu?
Sezon başında göreve getirilen Hugo Bross, her adımıyla gündemde kaldı. Prensiplerinden taviz vermediği için topun ağzına koyuldu. İş disiplini onun için vazgeçilemezdi. Antrenmana çıkmayan adama forma yok diye çıktığı yolda, antrenmancılar tarafından yaya bırakıldı.
Geldiği gibi gitmesi de olay oldu. Yaptığı açıklamalar ve suçlamaların yenilir yutulur tarafı yoktu. Giderken de cehennemden kurtuldum tarzı açıklamalarıyla adrese teslim mektup gönderdi. Sonrası malum..! Meğer herkes Bross’tan rahatsızmış..!
Yönetimi bir kenara koyalım ama açıklama enflasyonu yaşatan Trabzonsporlu oyuncuların bir çoğu, “Şenol Güneş’le yeniden doğdum. Şarj oldum. Kendime geldim. Futbolu unutmuştum.” tarzı açıklamalarla Bross’a göndermelerde bulundular.
Trabzonspor teknik direktörlüğü görevine layık görülen ve görev yapması için anlaşılan bir kişi hakkında bu tarz açıklama yapılması hiç hoş değil. Açıklamayı yapanlar yönetim kurulunu zor durumda bıraktıklarının farkında değiller. Tabiri caizse futbol cahili olarak eleştirdikleri Bross’u, göreve getiren yönetim kuruludur.
Bu konuda yönetim kuruluna da bir çağrıda bulunmak gerekecek..! Görevi, başarısı veya kimliği ne olursa olsun kulüpte görev alan ve giden hiçbir teknik adam hakkında açıklama yapılmamalı ve buna müsaade edilmemeli.
Ankaragücü maçı tek kelimeyle kader..!
Lig köprüsünün altından çok daha sular akacak ama kupa köprüsünü de geçebilmek için kazanılması şartoğlu şart olan Ankaragücü maçı var..! Bu maç Trabzonspor’un bu ve önümüzdeki sezonları için belirleyici olacak. Kazanılması moral ve motivasyonu üst düzeye çıkartacak kaybedilmesi sadece kupayı değil ligi ve Avrupa’yı da sallayacak..!
Kader maçı öncesinde ısrarla ve insanın gözüne sokula sokula forvet transferleri gündemde tutuluyor. Yok Kolombiyalı gol makinesi, olmadı Arjantinli yetenek, anlaşırsak Meksikalı hızlı Gonzales..! Peki, bu adamlar Ankaragücü maçında oynayacaklar mı?
Çerezi, Gonzalesi, Suarezi oynamayacağına göre eldeki isimlere güvenmek zorundasın..! Kim bunlar? Gökhan Ünal ve Umut Bulut..! Gökhan oynasa da oynamasa da transferin gözdesi.! Gökhan’da biliyor ki forvet alınırsa bana yol gözükecek..! Bu şartlar altında sağlıklı düşünüp hangi golü atacak..!
Ankaragücü maçının kaybedilmesi halinde kupaya kedi-ciğer gibi sadece bakmakla yetinilecek. Kupa gitti Avrupa bitti..! Hedefler uçtu gitti..! Alenen bu kadar hata yapılmaz arkadaş..! Bu çocuklarda etten kemikten yapılmış ve ilk yarı karneleri sıfır..! Kalması-gitmesi belli olmayan, yetersizler diye yerlerine oyuncu aranılan adamlardan pekiyi beklemek insafsızlıktır.