Trabzonspor’da her şey toz pembe..! Oynanan oyun, camiadaki birliktelik, rakiplerin saygısı, taraftarın ilgisi, ekonomik rahatlık hepsi ardı ardına olumlu gelişmeler. Düne kadar yerden yere vurduğumuz yönetim kurulunu bugün ki yapının oluşmasında hiçbir katkısı yok demek insafsızlıktan öte alçaklıktır.
Hataları yok mu? Olmaz mı? Eleştiri olmayacak demek Trabzonspor’un başarısına engel olmaktan başka bir şey değildir. Ancak güzele de çirkin demenin manası yok..! Şu an da seyir zevki ve başarılarıyla adından en çok söz ettiren takım kim? diye sorsalar taraflı tarafsız herkesin ortak görüşü Trabzonspor olur.
Yönetim kurulunun bunda hiçbir payı yok mu? Olmaz mı? Başarısızlıkta yerden yere vururken başarıda görmezden gelmek ahlaksızlıktan başka bir şey değildir.
Trabzonspor adına her şey iyi gidiyor. Yarın gidecek diye bir şey yok..! Bir mağlubiyet veya kupaya veda rüzgarı tersine çevirecek ve yapılan tüm iyi şeyler kötü olacak. Olacak ama yönetimi o günlerde köşeye sıkıştırmak için bugünden zemin hazırlamak da doğru değil. Unutmayın ki Trabzonspor çökerse altında herkes kalır.! Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekir. Bugün bir başarı varsa icra konusunda tek yetkili olanlarında vardır..!
Gutierrez, Fatih’i unutturmak için alındı..!
Fatih Tekke’nin Trabzonspor’la ilgili transfer süreci ve ardındaki hadiseleri biliyorsunuz o nedenle fazla detaya girmeyeceğim. Ancak bakan Faruk Özak’ın zorlama hatta diktasına rağmen Fatih’i Trabzonspor’daki bazı yöneticiler almamak için sonuna kadar direndiler.
Bu dirence Fatih’te açıklama ve davranışlarıyla katkı sağladı. Çok açık ve net söyleyeyim ki hangi aşamasında sözleşme imzalansa, anlaşma sağlansa dahi bu transfer gerçekleşmeyecekti. Transferin gerçekleşmesi sadece ve sadece mevcut yönetimin görevi terk etmesiyle olabilirdi.
Sürecin uzamasının temel nedeni bakan Faruk Özak’ın dayatmasından başka bir şey değildir. Elbette Faruk bey e Fatih’in Trabzonspor’a fayda sağlayacağını düşünerek bu baskıyı kurmuştur ama yönetimden ciddi şekilde tepki gelmişti. Bu tepkilere rağmen kapı bir ara aralanır gibi oldu ama bu kez Fatih Tekke’nin açıklamaları bardağı taşıran son damlalar oldu.
Teofilo’nun alınmasının temelinde yatan neden de Fatih baskısından kurtulmak ve adrese “seni istemiyoruz” mesajını göndermekti. Böyle de oldu. Faydalı olup olmayacağını zaman içerinde göreceğiz. Son söz bu süreçte yönetimin bir çuval yanlışı ve zamanı uzatmasına rağmen alınan kararın Trabzonspor’a çok daha fayda sağlayacağını düşünenlerdeniz. Metot..? O ne zaman doğru oldu ki!
Trabzonspor’un da SS’i var..!
Nazi Almanya’sının en önemli işareti SS’ti. Nazi Almanya’sındaki SS’ten bahsetmeyeceğiz. Faşizmin kol gezdiği o dönmelerde SS’ler insanlık tarihine utanç tablosu olarak geçen tehdit, ırkçılık ve ölüm saçıyordu. Oysa Trabzonspor’un SS’leri çok farklı..!
Bugün Trabzonspor’u seyir zevki açısından en üst noktaya taşıyan oyuncuların başında hiç kuşku yok ki Selçuk ve Serkan geliyor. Trabzonspor’un SS’leri son dönemlerde ortaya konulan güzel futbolun baş mimarları arasında. Ciddi bir sıkıntı olmazsa bu SS’ler Trabzonspor’u istediği noktaya taşıyacaktır.
Ama kırarak, dökerek, korku salarak değil, keyif veren, göze hoş gelen, imrenilen, parmakla gösterilen futbollarıyla. Son yıllarda bu kadar derli toplu ve ne yaptığını bilen oyun anlayışına şahitlik etmemiştim.
Özellikle Selçuk’u fazlasıyla önemsiyorum. Oyun tarzına baktığımda Barcelona’daki Xavi’ye benzetiyorum. Topu alması, topa basması, kafasını kaldırması ve pasın şiddetini ayarlayarak arkadaşı aktarması 10 numara. Bu meziyetlerinin olması Trabzonspor açısından bundan sonraki sıralamalarda da belirleyici olacaktır.
Sadi hoca göle maya çalıyor “ya tutarsa..!”
Nasrettin hocanın göle maya çalma hikayesini bilmeyen yoktur her halde. Hani soranlara “ya tutarsa” diyerek cevap vermiş ya bizim ki de o misal. Trabzonspor Gençlik Geliştirme Merkezi Koordinatörü Sadi Tekelioğlu, “15-16 yaş grubunda oynayan, 2 yıl sonra A takıma çıkabilecek 6 tane üst düzey oyuncumuz var'' demiş.
Şu anda da 3 oyuncuyu A takıma verdiklerine göre altyapı harıl, harıl çalışıyor demektir. A takıma oyuncu vermek önemli ama asıl önemli olan A takımda oynayıp oynayamamasıdır. Yani 6 değil 2 tane oynayacak oyuncu kazandırılırsa 5 yılda Trabzonspor’un kadrosu Trabzonsporlulardan oluşur. Bu iddialı açıklamalarını daha önce de Sadi hoca gündeme getirmişti.
Ne yalan söyleyeyim Sadi hocana konuştukça içim açılıyor. Trabzonspor’un geleceğinin sağlam temeller üzerine inşa edildiğini bırakın görmeyi projesini duymak bile çok önemli. Peki sormak lazım..! Sadi hoca 3-5 yılda Trabzonsporlulardan bir takım kuracak yetenekte oyuncu çıkartabiliyorsa yıllarca altyapıda çalışanlar ne yapmış? Bunların başında da Özkan Sümer geliyor..!
Ben yine iddiamı sürdüreceğim bütün takımın Trabzonsporlulardan oluşması bu dönemde zor gözüküyor ama olmayacakta demem. Yabancı kontenjanı hariç oynayanların tamamı Trabzonsporlulardan oluşsun ona da razıyım. O zaman şampiyonluk teferruattan öteye gitmez..!