Siyasetin sporun iliklerine kadar işletildiği kararda kupa finalinin adresi Şanlıurfa oldu. Spora siyaset karıştıran Trabzonspor’du. Diyarbakır’da mesaj ince ve açık olarak verilmişti. Karara aykırı yaklaşım yakışmaz. Karar verildi mi? Verildi. Verilmeden önce yapabileceklerini yap, karardan sonra güçsüzlüğünden dolayı yapamadıkların için kimseyi suçlama. Kırılan bardak tamir edilmez. O nedenle tepkileri tehlikeli sularda gezdirip yöre halkının da öfkesini çekme!
Uygulamanın başka versiyonunu “açılıma destek” diye hükümetin ricası ile federasyon yaptı. Siyasete alet edilen sporun kupada başkenti yapılan Şanlıurfa’nın İstiklal savaşında Antep ve Maraş’la birlikte önemi çok büyük. Yenilgiye uğratılan Fransızlar ses çıkmasın diye At nallarına berelerini, üniformalarını takıp gecenin zifiri karanlığında kaçmışlar. Kahramanca verilen mücadelelerde Antep’e “gazilik” unvanı 1921, Maraş’a “Kahramanlık” unvanı 1973, Urfa’ya da “şanlı” unvanı 1984 yılında verilmişti.
Urfa futbola kupada başkentlik yapacak ama evveliyatı çok daha önemli. “Peygamberler şehri” olarak bilinen Şanlıurfa’da farklı zamanlarda Hz. İbrahim, Hz. Eyüp, Hz. Elyesa, Hz. Şuayb ve Hz. Lut’un yaşadığı; Hz. Eyüp ve Hz. İbrahim’in makamlarının bulunduğu biliniyor. Nemrut Hz. İbrahim’i kalenin kuzeyinde kalan dağın tepesindeki iki büyük sütunu mancınık olarak kullanıp ateşe atmaya karar vermiş. Tam bu esnada Allah : "Ey ateş, serinlik ve esenlik ol" diye buyurmuş. Hz. İbrahim ateşin üzerine düşer düşmez ateşin yerinde berrak küçük bir göl oluşuvermiş. Allah'ın emri ile hazırlanan o devasa ateş bir göle; ateş için toplanan odunlar da balıklara dönüşmüşler. Odunlar biraz yanmış oldukları için balıkların sırtında kara lekeler oluşmuş. Varlığına inandığı ve sürekli onu aradığı için Allah, Hz. İbrahim'e "Halilim" yani dostum demiş. Bu göle de bu yüzden "Halilurrahman Gölü " denmiş.
Sabırla anılan Hz.Eyüp’ün imtihanını bilmeyen yoktur. Hani malı, mülkü evlatlarıyla imtihan edilen Hz. Eyüp, sonrada hastalıkla imtihan edilir ama inancından asla taviz vermez. Sonra da imtihanı başarıyla tamamladığı için iyileşir.
Osmanlı döneminin ünlü şairi Nabi’nin Hayriyye eserinde dile getirdiği şu cümleler hala geçerliliğini korumuyor mu?
"Bende yok sabr u sükût, sende vefadan zerre..
İki yoktan ne çıkar, fikredelim bir kerre."
Sıra gecelerinin efsanesi kazancı Bedih’in dile getirdiği,
Nice bu hasreti dildar ile giryan olayım
Yanayım aşkın ile büryan olayım
Görmedim gül yüzünü âhü fiğan etmedeyim
Akıdıp göz yaşımı dert ile nalan olayım
Kapladı bu nârı firkat cismi ğem âludemi
Korkarım heşre keder böylece suzan olayı
Sevdiğim rağmet yeter incitme artık kalbim
Gerilerdesin yusufu asa bendi zindan olayım
Lütfüyüm bülbül gibi gülşende feryat ederim
Vusleti yâr ile ancak şâdi ğendan olayım
Cemil Cankat’a ait Muzaffer Sarısözen’in derlediği
Gezme Ceylan Bu Dağlarda Seni Avlarlar,
Anandan Babandan Yardan Ayrı Koyarlar
Siyaset, spor, sanatın iç içe olduğu memleketin son başarı halkası “Oxford vardı da ben mi okumadım” diyen İbrahim Tatlıses’tir. Urfa bölgenin can damarlarından birisi. Harran Ovası ve GAP bölgenin kalkınmasının lokomotifliğini üstlenecek çok önemli projelerdir. O nedenle bölgedeki barışa, ekonomiye, siyasete, kültüre, spora hizmet edileceğine inanılarak verilen kupa, Trabzonspor açısından da son derece önemlidir.
5 Mayıs’ı hesaplaşma günü olarak kabul edenler “barışı, hoşgörüyü” şiar edinen Şanlıurfa’da kaybetmeye mahkumdurlar.! Kazancı Bedih’in dediği gibi, “Nice bu hasreti dildar ile giryan olayım. Yanayım aşkın ile büryan olayım”
Şanlıurfa’nın tarihinden alıntılar yaptık ve size farklılıklar sunduk. Ancak yazının ana temasına ulaşmak isteyenlere küçük bir “tüyo” vermek isterim. Şanlıurfa spora da başkentlik yapmasıyla tarihe geçecek ve onyıllar, yüzyıllar sonra “Şanlıurfa’da oynanan ilk kupa maçını Trabzonspor kazandı..!” diye yazılacak. Tabi bunun içinde Şanlıurfalıların istiklal mücadelesinde Fransızlara karşı verdiği amansız mücadeleyi, spor ruhuyla GAP Arena’da Trabzonspor’un rakibine karşı vermesi koşuluyla… Tarihi yazdıracak olanlar ne dersiniz?