Ara sınavların, finallerin, ders notlarının, dershanenin, pastanenin, hastanenin durumu ak mı kara mı belli olacak? Bugün Urfa’da Trabzonspor için karne günü… Fenerbahçe’nin bütünleme sınav hakkı olduğu için kendisi açısından ciddi sorun teşkil etmez. Ancak Trabzonspor için bu son şans… ya var ya yok…
Sezon başından itibaren belirlenen hedeflere ulaşabilmek için yapılan harcamalar, verilen emekler, ürünler bütün olarak Şanlıurfa’da fotoğrafa yansıyacak. Yönetiminden, oyuncusuna, malzemesine, taraftarına, kısaca camiasına kadar herkes bu fotoğraftan üzerine düşen payı alacak. Mesela yönetim belirlediğimiz hedeflerden kupayı aldık diyerek yeni bir planlamayı çok daha rahat ve hesap verebilir yapacak, oyuncular kupayı almanın avantajını transfer masasında ortaya koyacak, taraftar yıllar sonra gelen kupanın moraliyle başı dik olarak övünecek. En genel manada Şanlıurfa’da ki fotoğrafı bu yönüyle yorumlayabiliriz.
İşin en can alıcı yanı ise karnenin durumunda belirleyici olacak olan sadece bir sınav var. Bütün yıl girdiğin başarısız olduğun, yaptığın hataların tamamı sunulan pakette geçersiz sayılıyor ve son fırsat diye önüne 90, başaramazsan 120 dakika olmadı penaltılar konuluyor. Yani karnenin ve geleceğinin yönünü bu maç belirleyecek. Peki ne olur?
Herkesin merak ettiği ve üstünde durduğu soruda bu? Trabzonspor’un son haftalardaki form grafiği ile Fenerbahçe’ye karşı başarılı olma şansı yok denecek kadar az. Lafı uzatmanın manası yok maçı kazanmanın tek alternatifi bir yıllık özveri ve yüreği oyuncular sahaya koyacak. Şu isim bu isim demek doğru olmaz takım oyununu adam gibi yansıtırlarsa karneleri iyi olur yoksa ne kendileri ne de yönetim bunu camiaya anlatamaz…
Yattara bir maç oyna bir yıllık para al..!
Geldiği günden beri faydasından ziyade özel hayatı ve şova yönelik futbol anlayışıyla gündemde kalan Yattara bu yıl da sakatlıktan dolayı sıfır fayda ile Trabzonspor’dan çuvalla para aldı almaya da devam ediyor. Kapı gibi sözleşmesi olduğu için alabilir de buna itiraz edecek durumda değiliz ama kendisine de tarihi fırsat sunuluyor.
Sakatlıktan kurtulduğu için oynama şansı yüksek. Oynar mı oynamaz mı onun kararını Şenol Güneş verecek ama gidişata göre değerlendirileceğinden hiç kuşkum yok. Oynama konusunda Yatara, Şenol Güneş’e arzusunu belli ederse kenarda oturtulma şansı da zayıflar. Yani her şey Yattara’ya bağlı. Peki oynar mı?
Bugüne kadar büyük maçların Yattara’yı görmek mümkün olmadı. Küçük maçların büyük adamı olarak tarihe geçti. Kafasına göre bir rakip bulduğunda iki ileri bir geri mehteran anlayışında beşlik-onluk diyerek şova yönelik futbol oynadı. Bu maçta da farklı olacağını sanmam. Yattara yine yapara yapacağını kupa kazanılırsa sıfır fayda ile en büyük sükseyi ve gösteriyi kendi yapar yine taraftarın gönlündeki yerini alır. Kupa kaybedilirse… O zaman da en üzgün oyuncu olarak dikkat çeker. İzleyin görün…
Trabzonspor’un tutunacak tek dalı Onur!
Son haftaların en formda ismi hiç kuşku yok ki kaleci Onur. Oynadığında güven veren, davranışlarıyla da bunu perçinleyen yapısı var. Bu özelliklerini devam ettirirse 10 yıllar boyunca Trabzonspor’a hizmet eder. Yarını ve 10 yıllar sonrayı değil de bugüne konuşursak Fenerbahçe’ye karşı en büyük görev Onur’a düşecek. Ancak…
Son haftalardaki form grafiği ile gündemden hiç düşmeyen Onur bu maçta fahiş bir hata yapabilir. Dünyanın en iyi kalecilerinin de yapabileceği hatalardan birini yaparsa ne olacak? Son virajda arabanın devrilmesine neden olacağı için hain mi lan edilecek? Veya maçın kazanılmasında faktör olunca kahraman mı?
Bir maçla ne bir oyuncuyu zirve ne de dibe vurdurun. Oyuncuların başarılı olma arzuları bazen olumsuz yansıyabilir sahaya. Yattara’nın oyuna bakış felsefesiyle Onur’un ki aynı değildir. O nedenle ben Onur’a hata payının bırakılmasından yanayım. Şu anda elle tutulur tek isim olduğuna göre bir hatayla dünyayı başına yıkmamak lazım. Kazanılırsa da baş tacı yapılmamalı. Pişecek ve olgunlaşacak çok zamanı var. Tıpkı çamurun hamur olup fırınlarda evrimlerden geçip çanak çömlek olması gibi…