Trabzonspor’da yanlış giden şeylerin olduğunu söylemeye gerek yok. Mali tablonun fotoğrafı anlayana her şeyi ortaya koymaya yetiyor artıyor bile. Yıllardır biriken kupa özlemi ve basamak, basamak hazırlanışı açısından camiada boşalmaya kadar devam eden kutlamalarda sınır fazlasıyla aşıldı.
Sadri Şener’in tutum ve davranışlarından tutun da organizasyonların boyutuna kadar Trabzonspor sınıfta kalmıştır. Bu kutlamalar Trabzonspor’un büyüklüğüne gölge düşürmüştür. “Görmemişin çocuğu olmuş çekip bacaklarını ayırmış” misali yönetimde sanki ilk kez kupa alınıyor gibi hareket edince her şeyi yüzüne gözüne bulaştırdı. Bu durumun anlatılır yanı yok. Zaten anlatılır olmamasının temelinde de uygulamaya yönetim kurulunda herkesin onay vermemesi gösterilebilir.
Mali tablo felaket.! Bu dönem 50 milyon TL daha borçlanılsa kimsenin gıkı çıkmaz her halde. Neden? Çünkü seneye “şampiyonluk hedefimiz” var denilse ses çıkartan olur mu? Ballandıra, ballandıra bir forvet, bir savunma bir de orta saha oyuncusu alınması lazım denildiğinde camia helal olsun demez mi? Maliyeti? Kimin umurunda…
Der demesine de geçmişte kulübü nereden alıp nereye götürdüğü belli olan yönetimin hangi icraatına güven duyulacak? Alınan futbolcular belli faydalı olanlar belli. Şu, şu isim demeye gerek var mı? Bu konu Trabzonspor’un başını fazlasıyla ağartacak ama yine de yönetimin tabiri caizse “gaza” gelmemesi lazım diyeceğim ama Sadri başkanı görünce ne dersek boş olacağı kesin…
Yönetimde çatışma, çarpışma ve ayrışma yaşandığını söylemeye gerek var mı? Şener’in ilk ve 2. yönetimlerindeki fotoğrafı iyi analiz edin. Kimler vardı kimler gitti? Ne için gittiler? Şimdi ne yapıyorlar? Yönetime inat başarı için hangi yolları deniyor? Oyun içinde oyun oynanıyor.! Kaybeden her zaman ki gibi yine Trabzonspor!!!
Basketbol takımının başarısını birlikte kutlamak yerine ayrışmanın fotoğrafını ortaya koymanın ne manası var? Trabzonspor yönetimi sınıfta kalmıştır. Takım İstanbul’da, aynı saatte basketbol takımı Trabzon’da kutlama yapıyor. Bunu kime nasıl anlatırlar bilmiyorum ama durum gerçekten vahim..
Ahmet Suat Özyazıcı, Özkan Sümer ve Ünal Karaman’ın rahatsızlıklarını anlatmaya gerek var mı? Adı danışman ancak raporları doğrultusunda artık danışılma gereği hissedilmeyen Ahmet Suat Özyazıcı, Sportif direktörlükten yardımcı hocalığa terfi(!!!) ettirilen Ünal Karaman. Her iki teknik adam da burnundan soluyor ve durumdan son derece rahatsız. Yıl sonunda görevlendirmeler yeniden yapılıp onore edilirlerse belki ama belli ki yolları ayrılacak.
Yönetim içindeki çatışma hat safhaya çıktı. Birilerine hizmet personeli gibi çalışan yöneticiler ortada kalan yöneticiler ve karşı taraftakiler diye üçe ayrılmış yönetim. İsim, isim vermeyeceğim ama Trabzonspor’u düşüneni var demek saflık olur. Kendi dertlerine düşenler başkan Sadri Şener’i saflarına çekebilmek için yoğun çaba sarf ediyor. Kırılan bardak tamir olmaz. Belli ki kırılanların sayısı bi hayli fazla. Bu saatten sonra ortak karar alınması mümkün değil. Zaten alınan kararlar yöneticilerin bazılarına sadece imza için gönderiliyor.. İmza atan da var atmayan da…
Sadri Şener kupa coşkusunu bir kenara bırakarak yönetimi toplayacak ve herkesten kongreye kadar fedakarlık yapmasını isteyecek. Uç kararlar olmamak koşuluyla herkesin imza atmasını isteyecek. Daha açık ifadeyle ortak paydanın Trabzonspor olduğunu herkese anlatacak. Yoksa gidişat hiç hoş değil. Trabzonspor adına da son derece tehlikeli ve çirkinliklerle dolu…