Kongre öncesi sessizlik devam ediyor. İbrahim Hacıosmanoğlu’nun dışında resmen adaylık duyurusu yapan yok! Nuri Albayrak ve Hayrettin Hacısalihoğlu çalışmalarında sona geldi ve yakın zamanda adaylıklarını açıklayacaklar. Bu tablo içinde Faruk Özak’ın durumu gerçekten vahim! Aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık misali! Öncülük etmesini bekleyenlere, “Toplanan, uzlaşın aday çıkarın” açıklamasının ardından şekillenen görüşmeler iki kişinin ismini ön plana çıkarmıştı. Toplantıya iştirak eden herkes, grup içinden birinin aday olması halinde, Trabzonspor menfaatleri gözetilerek destek olacaklarının sözünü vermişti. Bakan Özak’ın tam da bu noktada sıkıntısı var. Aday olarak ismi ön plana çıkan iki kişi kendi partisinden değil. Hatta görüş farklılıkları var. İstediği kişinin aday olma şansı ise kongre de başarısız olur endişesiyle yok gibi. Başbakan’ın yakın dostu Nuri Albayrak’ı da eleştirmiş ve başarısız bulmuş. Şimdi ne yapacak? Hükümet ve camiadaki ağarlığını bilmeyen yok! İsmi ön plana çıkanlar kendisini ziyarete gidip destek istedi ama beklenen ilgiyi göremedi. Oysa birlikte hareket edin sözü de kendisine ait. Bu durumda kafalar iyice karışıyor. Hiç kimse sayın Özak’tan konumunu rencide edecek ve sıkıntıya sokacak açıktan destek ver demeye gitmedi. Buna rağmen sayın Özak’ın tavrı gerçekten çok ilginç. Nuri Albayrak yönetimini topa tutan ve yaptığı çalışmaların başarısız olduğunu dile getiren, İbrahim Hacıosmanoğlu’nu ise, “tanımıyorum” diyerek desteklemeyen, ziyaretine gidenlere yeşil ışık yakmayan Özak’ın belli ki kafasında farklı isim ve proje var! Destek olmayacağı kişilerin kendine rağmen ortaya çıkamayacağını düşünerek son dakika golü ile yeni bir aday çıkaracak gözüküyor! Özak’ın bu hamlesini bozacak olan tek seçenek oluşumda ismi ön plana çıkanların aday olmasıdır ki Hayrettin Hacısalihoğlu adaylık sürecini resmen başlattı. Bu durumda planı bozulan sayın Özak, kendisine destek vermek zorunda kalacak.Hayrettin Hacısalihoğlu, kongreye güçlü girmek için listesini şekillendirmeye başladı. Başka çaresi de yok. Delege yapısı artık çok farklı! İnsanlar iş ve icraat istiyor.
Riquelme tamam sırada Adriano var!..
Şampiyonluk özlemi insana neler yaptırıyor. Taraftarların çoğu bu duyguyu yaşamadığı için sunulan vaatlere deyim yerindeyse balıklama atlıyor. Amaç sadece ve sadece çok sevdikleri Trabzonspor’u şampiyon görmek! Bunun içinde seçim öncesi vaatleri yakından takip ediyor ve ona göre pozisyon belirliyor! Tıpkı geçen seçimde olduğu gibi! Stat, yıldız ve şampiyonluk vaatleri delegeyi büyülemiş ve Nuri Albayrak’ın rakiplerinin iki katı oy almasını sağlamıştı. Şimdilerde Nuri Albayrak kararsızım kelimesinin etrafında dolaşıyor. Düşüncesi hiçbir zaman aday olmaktan yana değildi. O yaptığı yanlışların faturasını delege sormasın ve sessiz sedasız başkanlık koltuğunu devredeyim anlayışından yana. Tabi bu anlayışa delege onay verir mi bilemem ama aday olmayacağını iyi biliyorum. Aday olursa bir yerlerden büyük vaatler almış ve o nedenle olmuştur. Yoksa mevcut şartlar içinde sayın Albayrak aday olursa kendi ayağına kurşun sıkmış gibi bir şey olur. Neyse konuyu dağıtmayalım da şu meşhur seçim vaatlerine bakalım. Şu anda Trabzonspor’da 6 yabancı oyuncu var ve sözleşme bitiş tarihleri şöyle; Jabi (31.05.2009), Yattara (31.05.2008), Musampa (31.05.2009), Tomas Jun(31.05.2008), Jeferson(31.05.2009) ve Risp(31.05.2009). Bu oyuncuların birçoğu sorunlu! İçlerinde yüzde 100 olmasa da sadece Yattara’nın faydası var. Diğerleri fayda sağlayamadı. Trabzonspor’a ekonomik kayıp yaşatmaktan başka bir işe yaramıyorlar. Bir yere gittikleri de yok çünkü bu kadar ballı parayı kimse onlara vermiyor. Kaldıkları süre içerisinde paralarını UEFA gereği takır, takır alıyorlar. Sorunlu oyunculardan Jeferson satılabilir konumda. Onun dışındaki isimlerin gitmeye niyeti yok. 50 milyon YTL borç ve bir o kadar sorunlu topçu. Peki hangi güç ve akılla bu meseleleri çözüp yeni isimler kadroya katılacak? Bu çok önemli ve ciddi külfet getiren bir mesele! Bu isimler varken başkan adayları ya da mevcut yönetim ipe un sererek her zamanki yanlışı yapıyor ve bir sürü ismi gündeme atıyor. İşte birkaçı; Fernando, Edinho, Alex Mescinhi (internacional) Alex Dias , Thiago Silva, Soarez (Fluminense) Rogerio Ceni, Dagaberto (Sao Paulo), Renan Silva, Eder Luis (Atletico Mineiro) Zurawski (Celtic) Holosko-Selçuk (Manisa), Mehmet Topuz- Gökhan (Kayseri), Onur (Karşıyaka), Yusuf (Denizlispor), Emre-Bebbe (Ankaragücü), Mehmet Yıldız- Hayrettin (Sivas), Tehoue (Kasımpaşa). Bunlar şuana kadar ortaya atılan, (Transfer dönemine kadar bu isimler ikiye üçe katlanacak) göze batan ve iştah kabartan oyuncular! Bu oyuncuları transfer etmek bir yana bazılarıyla görüşme dahi yapılmamış. Baskıdan kurtulmak için kamuoyunu yeni beklentilere sevk ediyorlar. Sonra da bunların ya bonservisleri pahalı geliyor ya oyuncularla anlaşılamıyor ya menejerleri çok para istiyor ya, ya, ya… Sonuçta her şey aynı olduğuna göre Villereal’de sorun yaşayan ve ayrılmak isteyen Arjantinli oyun kurucu Riquelme evet dese Fenerbahçe’nin de istediği İnter’in Brezilyalısı Adriano birkaç gün süre isteyip tamamdır deyip imzaya gelse sorun olur mu? Bu kadar ismin içinde ikisinin lafı olmaz. Anlayacağınız isimler gelir giderde ortada cisim adına bir şey göremezsiniz. Ne dilin kemiği var ne de palavra ya vergi! Sonra da taraftar soruyor? Hani alacaktınız! Her mevsim aynı senaryo ile taraftarı oyalamak sadece beklentileri arttırıyor. Herkesin çok dikkat etmesi gereken bir dönemdeyiz. Umarım hem adaylar hem de adayların etrafındakiler Trabzonspor’u sevenleri boş vaatlerle farklı beklentilere sürüklemezler. Yapılacak iş hem ciddi hem de disiplinli olmalı. Ciddiyetsiz ve disiplinden uzak anlayışların Trabzonspor’u nerelere sürüklediklerini gördük. Yiğit düştüğü yerden kalkar ama bu şartlar devam eder Trabzonspor bir kez daha düşerse korkarım ki kalkamayacak haberiniz olsun.
Alooo Abduraman abi!!
Uykunun en güzel anı! Deyim yerindeyse pireler havada uçuşuyor! Açık unuttuğu için “zır”, “zır”, “zır” susmak bilmiyor telefon gecenin kör karanlığında. Trabzon’dan arayan meraklı Abduraman hocaya ulaşınca hiç bekletmeden “Alo Abduraman abi naber ne var ne yok?” Oğlum saat kaç haberin var mı? Bırak saati abi ne oldu topçu alabildik mi? Ne topçusu oğlum saat sabahın dördü. Ne diyorsun Abduraman abi 4 milyon dolar mı? Biri mi hepsi mi o kadar? O kadar para ediyorlar mı be abi! Hani 9 milyon dolara üçü alınacaktı. Nerden çıkarıyorsun oğlum bunları! Kardeşim anlamıyormusun erken diyorum uyuyorum. Abi, ne uyuması be yatmaya mı gittin oraya hala topçu alamadın mı? Bak yönetici Abduraman hoca işi görüp gelecek diyor. Hangi işi oğlum uyuyorum sonra ara. Sonra mı görüşeceksiniz topçuyla haftalardır ordasın görüşemedin mi abi. Ne diyorsun Abduraman abi burada herkes bir isim söylüyor. Taraftar kimi ne zaman alacağız diyor sen sonra ara diyorsun. Olur mu abi böyle şey. Abduraman hoca biraz sinirleniyor ama karşısındakinin yüzüne telefonu kapatamıyor. Gözleri yarı açık yataktan kalkıyor ve karşısındakinin kim olduğunu merak ediyor ve soruyor. Kardeşim sen kimsin nereden arıyorsun diye. Karşısındaki abi ne fark eder ha gazeteci ha taraftar ha da eski yönetici. Sen bize oradaki faaliyetlerden bahset. Bırak kim olduğumu? Abduraman hoca ıkınıyor sıkılıyor ama bellide etmemeye çalışıyor. Kardeşim bak ben Brezilya’dayım. Burada saat sabahın dördü!. Gün daha ağarmadı sen bana uyku esnasında soru soruyorsun. Verdiğim cevaplara da kendine göre yorum yapıp değerlendirmelerde bulunuyorsun. Ben buraya topçu almaya filan gelmedim. Sadece önceden belirlenen bazı isimleri izlemek üzere geldim. Döndüğümde de konuyu detaylı olarak hocaya ve yönetime sunacağım. İzlediğimiz bazı oyuncular var ama değerlendirme daha sonra yapılacak. Bizim ki rahat durur mu bulmuş Abduraman hocayı! Hocam, “Fernando iyi alırsak iş yaparız. Alex de başarılı ama Fener de aynısı var onu almayın başka isimler üzerinde duralım. Bir tane topçu daha vardı adı neydi şimdi hatırlayamadım ama o da çok iyiymiş alırsak şampiyon oluruz. Hocam ne olur bu işi bitirmeden gelme.” Hoca ne desin cevap veremiyor karşısındakine ama uykusu da de iyice açılıyor. Sonrasında mı? Saat farkı nedeniyle burada vakit öğlene doğru ilerlerken orada gece bitmeye hazırlanıyor. Eee olan Abduraman hocaya oluyor!!!