Son yıllarda ülkemize gelmiş en iyi 3 aygır kim diye sorsalar kesinlikle ilk sırada Red Bishop olarak gösteririm.Hem Gazi kazanan yavruları olsun, doğru kısrak bulunca kesinlikle iyi bir at verecek kapasitede olsun ve her tayına kendisi gibi çok düzgün genler aktarmasıyla olsun müthiş bir aygır kesinlikle.Son yıllarda rahatsızlığından dolayı az aşım yapsada hara kariyerinde Pan River,Hızel Beyi ve son olarak Anatoly gibi 3 Gazi koşusu zaferi yaşayan oğlu Dağlı,İhsan Sultan ve Nas Bishop gibi Grup1 galiplerini King Bishop,Yatko,Anatolian Fire,Mitico gibi çok başarılı yavruları bulunmaktadır.Umarız ki o 10 taneyi geçmeyen aşımlarından daha nice şampiyonlar çıkartır.
Red bishop dan biraz bahsetmek gerekirse 31 Mart 1988 yılında dünyaya gelmiştir.Yetiştiricisi Pillar Stud Inc olup dünyaca ünlü eküri Godolphin üzerinden yarışlara iştirak etmiştir.Yarış yaşamı boyunca katıldığı 26 koşuda 9 birincilik,8 ikincilik ve 5 kere üçüncü olmuştur.Sadece 4 kere ise tabelada yer bulamamıştır.
İlk olarak 19 Eylül 1990 yılında piste çıkan Red Bishop yarıştan 3. olarak ayrılmıştır.1991 yılında katıldığı maiden ve klas c koşularını kazanan safkan sonraki Grup3 koşuda ise 5. olarak ayrılmıştır.
1992 yılında Kempton da listed koşu zaferiyle başlayan Red Bishop sonraki katıldığı 4 Grup yarıştanda üst üste 2. olarak ayrılmıştır.Son ikinicliği ise İtalyadaki San Siro pistinde koşulan Gran Premio Del Jockey Club E Coppa D'oro (Group 1) koşusu olmuştur.1992 yılını Roma da koşulan Grup1 yarışta 7. olarak tamamlamıştır.
1993 yılını listed ve Grup3 zaferi ile açan safkan daha sonra katıldığı Grup2 koşularından 2 ve 3. olarak ayrılmış Grup1 Juddmonte International Stakes (Class A) (Group 1) koşusunda ise 11. olabilmiştir.1993 yılını listed koşuda 3. olarak noktalamıştır.
1994 yılını Dubai de açan safkan orada 2 yarışta da ikinci olup Newmarketde katıldığı yarıştan kariyerinin son tabela dışı olan altıncılıkla ayrılmıştır.Daha sonra Fransa da Deauville hipodromunda kazanan safkan Fransa da iki Grup3 koşuda iki ve üçüncü olmuştur.1994 yılındaki son yarışında Hong kong'a giden safkan Sha tin hipodromunda gerçekleştirilen Hong Kong International Vase koşusunu kazanarak çok güzel bir zafer elde etmiştir.
1995 yılında Sha tin hipodromunda sezonu açan Red bishop Queen Elizabeth II Cup koşusunu kazanmayı başarmış ve formunun zirvesine ulaşmıştır.Daha sonra Amerikaya giden ve Santa anita hipodromunda San Juan Capistrano Invitation Handicap (Grade 1) koşusunda start alan ve kazanan safkan kariyerinin son yarışı CoralEclipse Stakes (Class A) (Group 1) koşusunda ülkemizde de atları koşan Halling ve Singspiel arkasında 3. olarak yarış yaşamını bitirmiştir.
Red Bishop 5 farklı ülkede yarış kazanmayı başaran nadir isimlerden biri olarak yarışçılık tarihine geçmiştir.Kariyeri boyunca yaklaşık 863,600 Euro kazanç elde etmiştir.
1997 yılında hara kariyerine başlayan safkan yurt dışında başarılı yavrular verememiştir.1999 yılında ülkemizde aygırlık hizmetine başlamıştır.Verdiği şampiyonlar sayesinde ülkemizde çok sevilen bir aygır olmuştur.Şuan itibari ile 161 koşan tayınnı 95'i yarış kazanmış ve toplamda 17.567.263 TL kazanç elde etmiştir.
Red Bishop'un pedigri bilgisine baktığımızda babası Silver Hawk'tır.Silver Hawk ünlü Amerikan aygırı Roberto (USA)'nun oğludur.Amerika Kentucky de Airdrie Stud Inc da aşım yapan Silver Hawk Mubtaker,Mutafaweq,Benny The Dip ve Memories Of Silver gibi isimler vermeyi başarmıştır.
Annesi La Rouquine bir SILLY SEASON kızıdır.Annelik kariyerinide başarılı olamayan kısrak sadece Red Bishop'la başarı yakalamıştır.Ayrıca La Rouquine ülkemizinde son yıllarda aygır kadrosuna katılan Dehere ile aşım yapmış ve bu tay 1998 yılı Eylül Keenland satışlarında 35.000 dolara alıcı bulmuştur.
Kağıt üzerinde Fransa,İngiltere ve Amerika karışımı duran safkan dayanıklık özelliği olmasına şaşırmamalıyız.Ve bunu safkanlarına aktarması ise ayrı bir başarı olarak adlandırılabilir.
Koca şampiyon artık 23 yaşında ve açıkcası son demlerini yaşıyor.Sorunları olmasaydı kesinlik ülkemizde çığır açan aygırlardan biri olcağına inandığım Red Bishop'un değerinin biraz daha bilinmesi gerektiğini düşünüyorum ve sözlerime noktayı koyuyorum.
Kerem Özbay