Gökdeniz ve Yattara satılamaz!..
Trabzonspor için iki oyuncu yetenekleri ve oyun zekâlarıyla vazgeçilmez ve gelecek dönem için planlanan hedef takımın iskelet kadrosunda olmalıdır. Bu oyunculardan biri Yattara diğeri de Gökdeniz’dir. Bu iki oyuncu hariç herkesi gönderme lüksüne yönetim sahiptir. Ancak Yattara ve özellikle de Gökdeniz’in satılma düşüncesi Trabzonspor’a yapılan en büyük ihanettir. İhanet diyorum ve bu kelimeyi özellikle seçiyorum. Hangi şart ve koşul olursa olsun Gökdeniz, Trabzonspor’un bundan sonraki başarılarında olması gereken bir oyuncudur. Bu oyuncunun satılmasını bırakın gönderilmesinin düşünülmesi dahi Trabzonspor’u seven ve gönül veren insanların alacağı karar değildir. Bunları yazarken Gökdeniz’in vazgeçilmez olduğunu söylemiyorum sakın yanlış anlamayın. Elbette ki kulüpler her şeyin üstündedir ve oyuncuları gönderme yetkisine de sahiptir. Ancaaak!!! Şu an için Gökdeniz’in satılması kulübü sadece mali yönden günübirlik rahatlığa kavuşturur. Uzun vadede ise kulübün küçülmesine hatta parçalanmasına neden olur. Elbette zamanı geldiğinde Gökdeniz’de satılabilir. Bu kulüpten daha önce kimler geldi kimler geçti. Burada o isimleri tek, tek yazmayacağım ama hepsinin camiada ki değeri tartışılmaz noktadaydı. O gün ki yönetimler böyle bir kararı aldı ve uyguladılar. Tabi alternatiflerini hazırlayıp kamuoyunu da gerekli şekilde bilgilendirdiler. Hazırlamayanlar ise hala eleştirilerin hedefi olmaktadır. Fatih Tekke örneğinde olduğu gibi! Bizden söylemesi kararı verecek olanlar düşünsün…
Yanal hıncını Moawad’dan çıkartıyor!
Önce şunu belirtelim. Başarı ya da başarısızlığı adı her neyse ortada! Trabzonspor’a kattığı hiçbir artı eğer yok. Yaptığı tek şey kadronun yetersiz olduğunu söyleyip mazeret üretmek! İyi de hoca bu kadroyu bilerek 2,3 trilyona imza atmadın mı? Parayı alırken iyi sonuçlar kötü olunca kadro yetersiz öyle mi? Bu dediğine kargalar bile güler hoca dikkat et. Gel de inanma arkadaş. Mısır milli takımıyla Afrika şampiyonluğu yaşayan oyuncu ister misiniz deseler istemem diyen teknik adam olur mu? Hele Türkiye’de! Trabzonspor teknik direktörü diyor ama. Hem de kadrosunun yetersiz olduğundan dem vurduğu bir dönemde! Buraya parantez açalım. Ersun Yanal aba altından yönetime Moawad aracılığıyla sopa gösteriyor. Benim istediğimi almazsanız oynatmam arkadaş! Burası çiftlik ya hoca da istediği gibi at koşturuyor! Ya da öyle sanıyor. Hoca sahipsizlik dönemi bitti yönetim değişti. Bir lira için kılı kırk yaran anlayış var. Bol keseden atma dönemi de bitti. Parantezi kapatalım ve devam edelim. Bu oyuncunun yetersiz ya da yeteneksiz olmasından değil teknik ekibinin bakış açısından kaynaklanıyor. Mısırlı oyuncu Sayed Moawad, ülkesinin ve milli takımın en önemli oyuncuları arasında. Sol kanadı etkili kullanması, azmi ve inatçılığıyla etkili bir oyuncu. Ersun Yanal, bu oyuncuyu kendi istemediği için kızakta tutuyor ve kendince ders veriyor. Olsun be hoca Moawad’ı kenarda tutabilirsin tutmasına da bu mantıkla sezon sonu kendini Trabzonspor’da nasıl tutarsın onu da şimdiden düşünsen iyi olur. Kaldı ki deniz bitti! Artık her istediğin gibi at koşturamayacaksın. Yönetimin en büyük özelliği birlik, beraberlik ve kararların altına imza atması değil, kararları kendisinin almasıdır. Bu kararlar her konuda unutma. Transferde bunlardan sadece biri! Ali, Veli’yi istedin diye alacak yönetim değil. Bunlara hazırlıklı olsan iyi edersin. Hani biz dost olarak sana bunları anlatalım da sezon sonu geldiğinde şaşkınlık yaşama. Bu yönetim kendi belirleyeceği isimleri transfer edecek. Senin laptopunda olan isimler olmayacak. Adetten diye sorabilir? Milyon dolarlık kaliteli ve etkili oyuncularla her hoca çalışmak ister ve sonucunda da başarıyı yakalar. Önemli olan sistem oluşturup o sistem içinde yeni oyuncular keşfedip monte etmek ve başarıyı yakalamaktır. Moawad’da sistem oyuncusu. İstesen de istemesen de Moawad bu takımda oynayacak. Oynatmayacak mısın? Sezon sonunu da sen düşün hoca!!!
Nashat Akram ve Nasser Al Shamrani’yi kaçırmayın!!!
Bu iki isme lütfen dikkat edin! Dikkat edin ki Avrupa piyasasında görürseniz şaşırmayın. Bu nedenle Trabzonspor yönetiminin iki oyuncuyu takibe alması ve Avrupa’dan önce Trabzon’a uğramalarını sağlaması gerekir. Kerkük Türkmenlerinden olan Nashat Akram Abid Ali, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Al Ain takımında top oynuyor. Daha önce Suudi Arabistan’da oynayan Nashat Akram, Irak’ın Asya Kupasını kazanmasında başrol oynadı. 24 yaşında, 1.80 boyunda ve etkili bir orta saha oyuncusu. Aynı zamanda savunmanın göbeğinde de oynama özelliği var. İnatçı, hırslı olmasının yanında etkili şutlarıyla da skor üretme yeteneğine sahip. Kendisiyle Manchester City ilgilendi ama çalışma izni alınamadığı için geri gönderildi. Irak’ın FİFA sıralamasında 71 sırada olması nedeniyle İngiltere’den çalışma izni alınamayan Nashat Akram hiç kuşkunuz olmasın kısa sürede Avrupa’nın önemli takımlarının transfer listesinde kendine yine yer bulacaktır. Diğeri de Suudi Arabistan l. Liginde mücadele eden Al-Shabab takımında oynayan Nasser Al Shamrani. 24 yaşında, 1.73 boyuda ve forvet. Tam bir gol makinesi desek yeridir. Takımını gollerinin çoğunda onun imzası var. Gol atmadığı maç sayısı attığının yarısı kadar yok. Düşünün o denli etkili bir adam. Diyeceksiniz ki bu ülkelerde nereden çıktı. Bunların ligi var mı? Biz çok iyi liglerden de oyuncu geldiğini biliyoruz ama sonuç? Şota dışında var mı? Trabzonspor yönetimi bu iki oyuncuyu yakın takibe alsa iyi olur. Biz izleme komitesinde görev istemiyoruz. Sadece sorsunlar söyleyelim onlara nerede Trabzonspor’a faydalı oyuncu bularlar diye.