Ligler devam ediyor. Yeni yönetim işbaşı yaptı ortalık isimden geçilmiyor. Kimi menajerler kimi de farklı isim adı altında bazı topçular Trabzonspor’a (TS) öneriliyor. İşin kötüsü ise bunlardan işe yarayanları yani TS’ da oynama yeteneği olanların isimleri kulüp yöneticileri kanalıyla tek tek gündeme getirilip kamuoyuyla paylaşılıyor. Bu dudum da TS’un transfer planlarını alt üst ediyor. Çünkü TS’a önerilen ya da TS’un beğendiği oyuncu adaylarına başka kulüplerde talip oluyor. Bu yönetim ne yapmaya çalışıyor anlamadım. Varsa oyuncu transferi sessiz ve derinden yapılır. Alırsın imza attırırsın ve açıklamanı ona göre yaparsın. Her kafadan bir ses çıktığı ortamda transferi nasıl sağlıklı yapacaksın. Şu anda tek sorun sanki transfer gibi davranıyorlar oysa kulüp sıradanlaşmaya sonuçlar itibariyle hızla gidiyor haberiniz olsun. Bu yönetimi eskisinden ayıran hiçbir artı özellik yok. Onlar Brezilyalı sevdalısıydı bunlar Afrikalı sevdalısı. Olan yine TS’a oluyor. Transfer davulla zurnayla yapılmaz. Davulla zurnayla imza attırılır. Gurbetçilerden eli boş dönen TS yönetimi, bazı yabancı isimleri de başka takımların listesinde ya da oyuncu gelmek istemiyor veya çok para istiyor diye transfer edemiyor. Bunlar TS’un yeni yönetimini güven erozyonuna uğratıyor. Hayrettin beyden çok şey bekledik/bekliyoruz ama galiba kendisine yönetici arkadaşları destek olmuyor. Bu böyle devam etmez. Yönetim kendi içinde birlikteliği acilen sağlamalı ve kulüp adına açıklamalar tek elden yapılmalı.
Fenerbahçe’yi farklı kılan yabancıları!..
Fenerbahçe her maça en az 5–6 yabancı (Edu, Lugano, R.Carlos, Deivid, Alex, Kezman, Maldonada) oyuncuyla çıkıyor. Bunlara yerlileştirilmiş yabancılar (Mehmet Ourelio, Kolin Kazım) ve yaban elde yetişmiş yerlileri de (Önder, Deniz) eklerseniz bu rakam en az 8–9 oluyor. Yabancıların kalitesi ve oyun anlayışlarına bir de profesyonellikleri eklenince görev yaptıkları takımların performanslarını arttırıyorlar. Bunu şu an da Türkiye liginde en iyi uygulayan takım Fenerbahçe. Fenerbahçe’nin yabancı oyuncularının takım katkısı yüzde 65–70 civarında. Bu oran Beşiktaş da yüzde 45–50, Galatasaray’da yüzde 40–45 civarında. Peki, Trabzonspor’da yüzde kaç dersiniz? Yüzde 1–2. Yanlış okumadınız TS’ da yabancıların (Sadece Yatara ve yerlileştirilmiş yabancı Ayman’ın kısmi katkıları var) takıma katkısı yüzde 1 (sayıyla yüzde bir) Bu da lig sıralamasında ki farkın açılmasına, elde edilen gelirlerin düşmesine, kazanılan itibarın zedelenmesine ve de en önemlisi taraftar sayısındaki azalmaya neden oluyor. Trabzonspor’da Sadri Şener yönetimini yapması gereken ilk iş güven tesis etmesidir. Bunun içinde söylediğini yapan, yapamayacağını söylemeyen bir anlayışla yola devam etmelidirler. Sayın başkanın bazı oyuncular konusunda yaptığı açıklamalar gerçekten geleceğe umutla bakmamızı engelliyor. Yıllardır başarısızlıkla başını kaldıramayan taraftara en büyük darbeyi maalesef sorumsuz yöneticilerin yaptığı açıklamalardır. Kendilerine paye kazandırmak için ortaya çıkan o yöneticilerden bugün eser yok. Kendilerinden eser olmadığı gibi var olan eseri de zedeleyerek gittiler. Oysa yöneticilik kendi menfaatlerini ön planda tutmayan temsil ettiği kurumları her şart ve koşulda savunan insanlardan oluşmalıdır. Tıpkı Fenerbahçe’de olduğu gibi..!
2, 1 trilyonluk emzik.!
Geçen gün bi yerde okudum ve gözlerime inanamadım. Yıllık 2,1 trilyon alan Hüseyin dayanamayınca yönetimin kapısına dayanmış ve “Kaptanlığı benden alın” demiş. Hüseyin'in yönetime yaptığı bu başvuru "Sen bizim için önemlisin, her zaman yanındayız" denilerek kabul edilmemiş. Gel de inan..! Kardeşim sen hangi takıma kaptanlık yapıyorsun? Koluna bant geçiren kaptan mı oluyor? Hangi maçta saha içinde takımının haklarını korumuşsun? Hangi maçta takımın sıkıştığında devreye girmiş rahatlatmışsın? Hangi maçtan sonra açıklamalarınla taraflı tarafsız destek görmüşsün? Sen git kendine kaptanlık yap. Bırak sana Trabzonspor kaptanlığı yakışmıyor. Kabahat sen de değil onu sana verenlerde. Tıpkı trilyonlara çöpe atıp sana verdikleri gibi. Yazık. Şu Trabzonspor’dan aldığın paralara yazık! Trabzonspor’u çok seviyorsan yapman gereken iki şey var. Birincisi aldığın (Sana hangi akıl ve mantıkla verildiği bilinmeyen) hakkın olmayan paraları iade etmek. İkincisi de kim seni istiyorsa bir an önce gidip Trabzonspor’u kendinden kurtarmaktır. Unutuyordum yazının devamı da şöyle; oynadığı futbol ile sürekli eleştirilen Hüseyin, kaptanlığın kendisinden alınması için yönetime başvurdu. Hüseyin "Üzerime çok gelindi. Her işte sorumlu tutuluyorum yerden yere vuruluyorum. Kaptanlığı devretmeye hazırım."dedi. Hüseyin'in bu teklifi yönetim tarafından reddedilmiş ve "Eleştirilerin dozu fazla, haklısın. Sen alt yapıdan yetişen önemli bir oyuncusun. Senin yanındayız. Önümüzdeki sezon bunları yaşamayacağız" diyerek ikna edilmiş. Bunu hangi yönetici hangi akılla demiş bilmiyorum ama demişse derhal o yöneticinin de istifa etmesi gerekir. Şunu herkesin bilmesi lazım Hüseyin Trabzonspor’dan fazlasıyla cebini dolduran ve hiçbir şey vermeyen oyuncuların başında geliyor. Artık gitmesi gerekir. Bu hem kendisi hem de Trabzonspor için en hayırlısıdır. Burada kalması hem kendisine hem de Trabzonspor’a zarar verecektir. Hayrettin bey umarım Hüseyin meselesini uzatmadan çözersin..! Sadece Hüseyin değil tabiî ki çözmüşken şu isimlere de bir el atsan diyorum; Erdinç, Tolga Seyhan, Hasan Üçüncü, Çağdaş, Tayfun, Ergin Keleş, Musa, Ayman, Moavad, Jeferson, Jabi, Ahmet Şahin ve Ömer Rıza.