Aylar önce yazmıştık, “Hüseyin’in milli takım serüveni bitti” diye. 2008 Avrupa Şampiyonası için açıklanan kadroya Trabzonspor’u temsil etmesi için Fatih Terim Tolga Zengin’i davet etti. Hüseyin’i düşündü mü? Düşünmediği için de kadroya almadı. Trabzonspor takım kaptanı milli takıma gidemiyor öyle mi? Normalde hemen kaptanlığı alınır sonra da kapının önüne konar. Ama yok. Başkan Sadri Şener bu medyanın karşısına geçerek sanki büyük bir iş halletmiş gibi Hüseyin’le anlaştık diyor? Kim bu Hüseyin? Trabzonspor’dan trilyonları götüren ama hiçbir katkı sağlamayan bir topçu. Hedefi olan hiçbir takımda kadroya dahi giremeyecek bir yapısı var. Takım içerisinde el freni görevi görüyor. Oynamadığı maçlarda orta sahanın nasıl çalıştığı bunun ispatıdır. Havadan ve yerden etkili değil. İyi de bu adamın ne işi var milli takımda? Peki ya Trabzonspor’da? Bırakın kaptanımız çocuğumuz(Trabzon’da 250 bin çocuğumuz var. Onlara da 2 trilyon verin olmaz mı? Ayıptır ayıp. Kimin parasını bu adama veriyorsunuz? Kendi paranız olsa 5 kuruş verir misiniz?) sömürüsünü satın gitsin. Trabzonspor taraftarlarının Hüseyin hakkında çıkan her habere yorumu var. O yorumların yüzde 99’u değil yüzde yüzü satın gitsin diyor. Hem de mukaveleye mutlaka geri alınmaz ibaresi konsun diye eklemeyi de ihmal etmiyorlar. Terim öyle, taraftar öyle, futboldan anlayanlar öyle diyor da ey yönetim kurulu siz niye farklı bir şey diyorsunuz? Acaba sadece “evladımız” diye mi 2.1 trilyonu hak ediyor. Çok iyi ve yardımsever bir insan olduğunu da biliyorum. İnsanı yönünü hiç eleştirmem bize de düşmez. O iş ayrı keşke herkes Hüseyin gibi olsa insani konularda. Yiğidin hakkını da yiğide verelim. Ancak mevzu bahis Trabzonspor’sa iş değişir. Trabzonspor’un ona verdiği değerin oyun olarak binde birini Trabzonspor’a verse şu an bulunduğu noktada olmazdı. Yazık. Kendilerine oy verenlerin Hüseyin hakkındaki yorumlarını okusunlar bakalım ne diyorlar. Kısaca gitse de kurtulsak diyelim de kimsenin kalbi kırılmasın. Şu Trabzonspor’un paralarını, haklarını bu mantıkla mı koruyacaksınız?
Rukavina, Colman ve Cernat bombası ellerinde patlayacak..!
Sezon bitti herkesin gözü transferlerde..! Trabzonspor yönetimi de kendince iş yapıyor ama nafile. Lafın sonunu beklemeden söyleyelim. Yabancı kaleci alamazlar. Çünkü almayı planladıkları 4 yabancı (Daniel Majstoroviç, Gustavo Colman, Florin Cernat ve Ante Rukavina) bir de Yattara işlerini görmez. Ellerinde bir tek yabancı kontenjanı kalıyor ki onu da riske girip kale için kullanmayı düşünemezler. O nedenle akılları varsa çok iyi ve iş bitiren forvet aramak/almak zorundalar. Stoper mezarlığına dönüyor Trabzonspor. En büyük sorun aynı mevkide aynı özellikte fazla oyuncu sayısı değimliydi? Özellikle stoper mevkiinde geçen yıl Tolga, Risp, Erdinç, Tayfun, Çağdaş, Hüseyin gibi oyuncular vardı. Bu oyunculardan Tolga, Erdinç gönderilecek Tayfun, Hüseyin ve Çağdaş kalacak görüntüde. Bir de o mevki için Majstroviç, Ceyhun ve İbrahim anlaşılmış. Sırada da Giray varmış. Defansın göbeği mezarlığa çevriliyor! Bu takımın orta sahası, sol kenarı ile forvetine oyuncu alınması şart. Rukavina Trabzonspor’un santrafor yükünü çekecek özelliklere sahip değil. Hem o özelliklere sahip değil hem de genç ve tecrübesiz. Mücadele gücü yüksek ama gol yollarında etkili değil. Daha iyi anlaşılsın diye söyleyeyim Beşiktaş’ta oynayan Holosko’ya benziyor. Holosko kadar yetenekli de değil onu da söyleyeyim. Bu oyuncu ile Trabzonspor hiçbir başarıya ulaşamaz. Adam gibi santrafor (Rukavina genç olduğu için alınabilir ama gol yollarında etkili bir isim alınmazsa durum gerçekten çok kötü olacak) alınması şart. Bunun dışında bir ön libero (Colman’la bu iş olmaz. Adam ağır ve etkili değil. Hücuma katkısı yok denecek kadar az.) bir sol kenar oyuncu bir de oyun kurucu (Bu Cernat asla olmaz. Onunda yetenekleri sınırlı. 10 numara bir oyuncu değil. Oyuna katkısı yok, canı isterse ve lütfederse oynuyor. İyi olsa D.Kiev bırakır mıydı? Hele 2 milyon euroluk oyuncu hiç değil.) alınması gerekir. Yani diyeceğim o ki Trabzonspor’un acilen 4 tane baba oyuncuya ihtiyacı var. Tabi başarı ve ardından şampiyonluk isteniyorsa.! Bu saydığımız özelliklere sahip oyuncular transfer edilmezse önümüzdeki yılın bu yıldan farkı olmayacak. Yoksa Rukavina, Cernat, Colman bilmem kimle bu işler yürümez. Yazık olur emeğinize ve Trabzonspor’un paralarına.!
Ali Özbak ve Nevzat Şakar..!
Bu iki isim Trabzonspor tarihine tanıklık etmiş, önemli hizmetleri olan camianın önde gelenlerinden. Ali Özbak için “Tüzüklerin Efendisi” lakabının önemini biraz sonra anlatacağım olayda daha iyi anlayacaksınız. Nevzat Şakar için çok söyleyecek söz yok. Adam gibi adamların başında gelir. Çalıştığı dönemde de olsa ayrıldıktan sonra da olsa dostlarını hiç unutmaz. Trabzonspor’un menfaatleri için tabiri caizse fizana gider. İşte bu ikili özel hayatlarında da sürekli birlikte hareket ederek Trabzonspor’a ve Türk futboluna yön verirler. Bunun son örneği ise Hasan Doğan yönetiminin gönderdiği ve Türk futbolunu yakından ilgilendiren transfer talimatlarının yeniden düzenlemesi için gerekli olan kuralların UEFA standartlarına uyumlu hale getirilmesi için destek istemesiyle gördük. Hiç şaşırmadım. Çünkü hem Ali Özbak hem de Nevzat Şakar’ı yakından tanırım. Çok da sevdiğim insanlardır. Onların başarılı olmasını da candan destekleyenlerdenim. Trabzonspor ve Türk futbolunun menfaati için yapmayacakları şey yok. Canlı tarih gibidirler. Bu nedenle de Hasan Doğan yönetiminin bu ikiliden destek istemesi gayet normal. Dün olduğu gibi bugün de Trabzonspor’a hizmet edenlerin öneminin kimler tarafından alkışlandığı iyi analiz edilmeli. Sayın Özbak ve Sayın Şakar’ın Trabzonspor’a çok daha hizmeti geçeceğini düşünüyorum. Türk futboluna teknik ve idari yönden büyük hizmetler veren ve ivme kazandıran Trabzon lobisini Trabzonluların dışında göz ardı eden yok. Herkes takdir ediyor ve faydalanma yolunu seçiyor biz ise hala birbirimizin ayağına çelme takma sevdasındayız..!