Trabzonspor kongresi sadece kendine değil futbol kamuoyuna yön verecek nitelikte önemli. Bunun iki nedenli olarak açıklarsak mesele daha iyi anlaşılacak. Şu ana kadar aday olanların hangisi kazanırsa kazansın hem Trabzonspor’a yön verecek hem de yasa gereği yapılacak olan toplantıda Ulusoy Federasyonu’nun devam edip etmeyeceğine karar verecek. İkinci nedeni biraz daha açalım. Federasyon ve Haluk Ulusoy’un yükünü Trabzonspor ve Beşiktaş kulüpleri çekiyordu. Fenerbahçe ve Galatasaray da Ulusoy ismine karşıydı. Diğer unsurları yazmayacağım ama dört büyük içerisinde ibre nere kayarsa durumda değişim olacak. Sadri Şener kazanırsa Ulusoy ekibine yeşil ışık yakmayacak yönde tavır belirleyecektir! İbrahim Hacıosmanoğlu kazanırsa tam tersi Ulusoy’un ayakta kalması için Trabzonspor kulübünün bütün imkanlarını seferber edecek. Diğer aday/adayların tutumunu bilmiyorum. Bir de Haluk Ulusoy cephesine bakalım. Kendisi iyi bir Trabzonlu! Ama sadece Trabzonlu, Trabzonsporlu değil! Galatasaray sevgisini bilmeyen yoktur. Sayın Ulusoy, Trabzonspor’un her döneminde oylarını ve desteğini alsa da ilerleyen dönemlerde eleştiri okları kendisine yöneltilirdi. Hatta bir ara(2000’li yıllarda) küme düşme meselesinde de sayın Ulusoy’un parmağı var denildi. Bu dönem Trabzonspor’un geleceği kadar Federasyonun geleceği açısından da çok önemli! Sayın Ulusoy Federasyon Başkanı olduktan sonra hükümetle son dönemlerde de kulüpler birliğiyle anlaşamadı. Şu anda her şey karşısında gibi gözüküyor. Trabzonspor kendisine genel kurulda destek vermeyip kongre kararının çıkmasını sağlarsa planlar bozulup yeniden yapılacak.
Trabzonspor’un yeni ortağı Fenerbahçe!
Fenerbahçe ve Trabzonspor ilişkileri yeniden şekillenecek. Bu dönem Fenerbahçe’nin en büyük dostu Trabzonspor olacaktır bekleyin ve görün ey taraftar. Bunu yazmamızın elbette bir nedeni var. Futbol Federasyonu ve yönetim kurulu üyelerinin tutum ve davranışlarına yönelik herkesimden yüksek ses çıkmaya başladı. Hükümet karşı, kulüpler birliği karşı, büyük takımlardan Fenerbahçe ve Galatasaray karşı, son dönemlerde kısmen Beşiktaş olsa da Trabzonspor’da Ulusoy ismine sıcak bakmıyor. Bu ortamda seçim kararı çıkarsa ortada daha öncede adı gündeme gelen Hamdi Akın ismi olacaktır. Hamdi Akın Sadri Şener’in kardeşi Dr. Sani Şener’in CEO’luğunu yaptığı Afken Holdingin sahibi. Afken Holding, Sadri Şener’in kazanması için gerekli olan maddi ve manevi desteği vermiştir. Yani Hamdi Akın, sayın Şener’in kazanması halinde Trabzonspor’un da desteğini alıp Federasyon Başkanlık koltuğuna oturacaktır. Bu ne demek? Bundan sonraki süreçte Sadri Şener işbaşına gelirse Fenerbahçe ile yeni bir dönem başlayacaktır. Bunu futbolcu alış-verişi dahil her alanda görebilirsiniz. Bu konuyu da fazla dillendirmeden kapatalım. Her şey hafta sonu yapılacak olan kongrede belli olacak.
Albayrak ve Ulusoy el ele!
Bayındırlık Bakanı Faruk Özak, geçen seçimde İskender Önal’a açık destek verirken bu kongre öncesinde sessiz kalacağım dese de Sadri Şener’in listesinin hazırlanmasında başrol oynadı. Bugün İskender Önal aday olsa Sadri Şener’in listesindeki bir iki isim dışında diğer isimlerin aynı olacağına adımız gibi eminiz. Yani bu listeyi yüzde 30 Sadri Şener, yüzde 70’miş Faruk Özak hazırladı. Kulübün mali yapısı da dikkatle incelendiğinde kazanmaktan çok ekonomiyi toparlayacak liste görüntüsü veriyor. Asıl sıkıntı kongre sonrasında ortaya çıkacak. Sıkıntının birinci ayağını para veren yöneticinin çok olması ve Trabzon kanadının sayısının çok düşük(Kongrede belirleyici olacak olan oy oranının çok yüksek olduğu Trabzon ve ilçelerine 4-5 yönetici belirlemek pek mantıkla bağdaşmıyor.) tutulması! Sıkıntının ikinci ayağını ise Trabzon kanadını oluşturan isimlerin çoğunun Faruk Özak tarafından belirlenmesi oluştururken üçüncü ayağını da asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu’nun listelere dahli yok denecek kadar az olmasıdır. İkinci adamın liste şekillenmesinde payının çok az olması onun konumunu ve çalışmalarını tartışmaya açacak. Bu mantıkla oluşturulan ekip fazla iş yapamaz. Çünkü diğer isimlerin şartların oluşması halinde Faruk Özak’ın lehine çekileceği aşikar. Biz bu tespitleri yapalım da gerisini kongre delegeleri ve kazanırlarsa Şener yönetimi düşünsün. Bu dönemde de Faruk Özak ağırlığını listelere fazlasıyla koydu. Nuri Albayrak ekibi Özak’ın taraf olduğu Sadri Şener’i desteklemeyecek. Listesine Albayrak ekibinden de alacak olan İbrahim Hacıosmanoğlu, ilçelerdeki yoğun destekle Şener’i zorlayacak görüntü veriyor. Yani geçen seçimde Albayrak ve ekibine oy verenlerin çoğu İbrahim Hacıosmanoğlu’nun listesine oy verecek. Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy’un da sayın Hacıosmanoğlu’na açık destek vereceği görülüyor. Bu da Albayrak ve Ulusoy istemeden de olsa el ele verip aynı aday etrafına birleşecekler demektir. Sonuç olarak; delege kongrede ya Özak’a “dur” diyecek ya da geçen seçimde hata ettik diyerek Özak’ın katkı sağladığı listeye onay verecek. Neresinden bakarsanız bakın çok karmaşık ve çetrefilli kongre olacak.
Albayrak’tan kıskandıran zamanlama!
Zamanlama tek kelimeyle müthiş! Şener’in başkan adaylığını açıkladığı gün Albayrak aday olmayacağını ilan etti. Tam profesyonellik kokuyor. Bu profesyonellik başkanlık döneminde gösterilseydi inanın Trabzonspor bugün önemli bir konumda olurdu. Biz aylardır yazıyorduk demeyeceğiz ama bu açıklama ve zamanlaması gerçekten 12’den vurulmuş gibi gözüküyor. Dediler demediler, olurdu olmazdı, bekledi tekledi, aile meclisi karar verecek henüz toplanmadı denildi de denildi. Adına ne derseniz deyin Albayrak kriz dönemi çok iyi yönetti. Kendine karşı oluşacak olan tepkileri müthiş zamanlama zekasıyla bertaraf etti. Bu güne kadar yaptıkları olumlu/olumsuz ne varsa bu hamleyle sümen altına ittirmeyi başardı. Bu saatten sonra da kimse Nuri Albayrak neden aday değil nerede yanlış yaptı ne kadar zarar verdi diye soracak değil. Şimdilerde moda başkan adaylarının ve etrafındakilerin açıklamaları oldu/olacak. Şunu çok açık yüreklilikle söyleyebilirim ki sayın başkanın aday olmayacağını aylar önce yazmamız bizi kahin konumuna sokmuyor. Mantıklı ve olayları enine boyuna değerlendirmeyi beceren herkes sayın Albayrak’ın aday olmayacağını anlayabilirdi. Eee bu da meziyet ve tecrübe işi tabi. Boşuna yıllarımızı meslekte çürütmedik!!!