Hüseyin’i söylememe gerek yok! Yönetim kurulu harıl, harıl Hüseyin’i satabilmek için kulüp arıyor. Eğer istenilen fiyat verilirse(Beklenti 3,5 – 4 milyon euro- Rus kulüpleri) hemen satılacak. Çünkü yapılan ekonomik planlama da Hüseyin’in satılmasından elde edilecek gelirde önemli yer tutuyor. Satılamaması durumunda da aldığı ücrette indirime gidilecek ki bu yönetimin aklının ucundan geçirmediği bir yol. Buraya kadar her halde hiç kimsenin itirazı olmaz. Asıl kıyamet senaryosu ise Yatara ile ilgili. Yönetim kurulu şu aralar satışla ilgili açıklama yapmıyor ama çalışmayı derinden yürütüyor. Avrupa’da Yattara’nın piyasasının yapılması için menajer Adnan Demir’e yetki verilmiş. Bu konuda da fiyat belirlenmiş. Yönetim Kurulu’nun Yattara’dan gelecek olan paraya da acil olarak ihtiyacı var. Şimdi belirledikleri fiyatı açıklıyorum ama küçük dilinizi yutmayın. Tam tamına 10 milyon euro. Evet, yanlış okumadınız Yattara’nın satışından 10 milyon eoru gelir bekleniyor. Şunu da söyleyeyim 5 milyon euro veren takım(İspanya ve Fransa liglerinden) bulunmuş ama yönetim fiyatı arttırmak istiyor. Bizden söylemesi sonra Yattara satıldığı zaman kimse aman “niye satıldı” demesin. Uygun zemin hazırlanıp Yattara satıldıktan hemen sonra iyi bir oyuncu kadroya dahil edilecek. Nedeni anladınız her halde..! Şunu söyleyeyim kulübün menfaatleri kimi satılmayı gerektiriyorsa satılabilir. Bu konuda yönetimi sonuna kadar destekliyorum. Biz habercilik yapıyoruz, basın sözcülerinizle bizi karıştırmayın lütfen.
Biz yazıyoruz Hacısalihoğlu cevaplıyor..!
Trabzonspor’da kaptanlıkla ilgili ilk kez yazı kaleme alan biz olduk. Geçen hafta yazdığımız yazı üzerinden 24 saat geçmeden Hayrettin Hacısalihoğlu açıklama yaptı. Eskilerden Yattara, yenilerden ise Song kaptan adayları arasındadır yazımız üzerine sayın Hacısalihoğlu, “Bizim kaptanımız Hüseyin’dir. Belki 2.ve 3. kaptanlarla ilgili çalışma yapabiliriz” dedi. Bunun dışında açıklama yapmasını doğru olmazdı. Şimdi Hayrettin Bey şu sorulara cevap versin ki kamuoyu bilgi fakirliğinden kurtulsun. Hüseyin’i satmayı planlamıyor musunuz? Ersun Yanal’da kulübün menfaatleri neyi gerektiriyorsa yapabilirsiniz demedi mi? Hüseyin’den beklediğiniz gelirle önümüzdeki süreçteki ödemelerinizi şekillendirmediniz mi? Hüseyin satılmadığı takdirde dahi ilkonbir için düşünülen bir isim değil. Bunu sizde biliyorsunuz Hüseyin’de. Belki satış piyasası için zorunlu oynatılır ama uzun vade de ilkonbir oyuncusu değil. Gelelim Yattara konusuna. Yattara için menajere yetki vermediniz mi? 5 milyon euroluk teklife kamuoyundan yeterli değil ve tepki gelir bunu arttırın demediniz mi? Yattara belirlediğiniz fiyata satılırsa ertesi gün kamuoyunu sakinleştirmek için yeni bir oyuncu alınmalı diye planlama yapmadınız mı? Ersun Yanal’ın Yattara konusunda kararsız kalmasına yüksek fiyat olursa satarız diye cevap vermediniz mi? Planladığınız gibi olursa hem Hüseyin hem de Yattara satılacak. Bu konuda sizi suçlamıyor aksine sonuna kadar da destekliyorum. Geriye oynayacak oyuncular arasında yeni kaptan seçmek kalıyor ki bunun ismi de Song olacak. Song’un dışında takımda kaptanlık yapacak ikinci isim de Umut olacak. Bunlar konuşulmadı mı? Biz de bunu yazdık.
Sokak futbolu, altyapıyı, üstyapı ve milli takım..!
Milli takımlara altyapıdan kaç oyuncu gidiyor? Son dönemlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi takımlarından oyuncu gidiyor ama Trabzonspor’dan gitmiyor. Daha önce her kategorideki milli takıma oyuncu gönderen Trabzonspor artık bu özelliğini kaybetmiş gözüküyor. Bu işte bir gariplik yok mu? Futbolcu tarlası diye nitelendirilen Trabzon artık bu özelliğini terk mi ediyor? Tarladan ürün almak mümkün gözükmüyor. Tarlayı teslim ettikleriniz ya tarlayı iyi süremiyor ya da gerekli ilgiyi ve bilgiyi veremiyor. A takım kadrosunu oluştururken bir tane Trabzonlu oyuncu kadroya dahil edilemiyor. Bunun suçlusu ve sorumlusu hem yerel yönetimler hem yönetim hem de altyapıyı teslim ettikleri kişilerdir. Nasıl mı? Betonlaşmanın önüne set çektiği sokak futbolunun olmayışıdır. Federasyon, Trabzon Belediyesi ve Trabzonspor işbirliğine giderek sokak futbolunu yeniden canlandırılması için saha yapılması için adım atmalıdır. Çocuklar okulların dışında sokakta kalmıyor. Ya evlerde ya da internet kafelerde vakit geçiriyor. Oysa sokakta kalsalar hem o kültürü öğrenecekler hem de kendi aralarında yapacakları müsabakalarla futbol kültürünü özümseyecekler. Sürekli ders ve internette hayatını geçiren bir çocuğu çim sahada futbol öğretmeye kalkarsan bunda ne kadar başarılı olabilirsin ki? Betonlaşma hem sokak futbolunu hem de futbol kültürüne ağır darbe vurmuştur. Sokaktaki mücadeleyi, azmi, kararlılığı, paylaşmayı ve takım olma ruhunu bedeninde hissetmeyen çocuklara en iyi şartlarda imkân sunsan dahi başarıya ulaşamazsın. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden milli takımlara oyuncu gitmesinin tek ve en önemli nedeni betonlaşmanın olmamasıdır. Yani sokak futbolu kültürünün devam etmesidir. Çözüm mü? Federasyon Temsilcisi, Sadri Şener ve Volkan Canalioğlu bir araya gelip yemek yiyecek ve mesele alt kademelerin takibi, planlamasıyla sonuçlandırılacaktır.
golgekalem61@hotmail.com