Trabzonspor, pasta, hakem ve masada ki yumruk..!
Bu sene lig çok özel koşullara sahip..! O özel koşullar ligin sonunda zirvedeki takımı direkt olarak şampiyonlar ligine sokacak. Yani hem para hem prestij hem de piyasa bereketlenecek. Bu ballı böreği kim elleriyle rakibine ikram eder? Bu mümkün değil..! O nedenle hedefe ulaşmak için önce sahadaki yetmezse masadaki gücünü devreye sokar. O da yetmezse başka güçleriyle sonuca ulaşmak ister. Yani hedefe giden yolda her şey mubahtır onlar için..! Bu girişi yazının sonuna kadar aklınızda tutarak kalan bölümleri dikkatli okumanızı tavsiye ederim.
Trabzonspor’da haftalar ilerledikçe beklentilerde artmaya başladı. Bunun tek nedeni alınan sonuçların ortaya çıkarttığı tablodur. Sezon başında Trabzonspor’a ilk 3 içerisinde yer verilse hiç tereddüt etmeden bütün Trabzonsporlular kabul ederdi. Ancak biraz şans, biraz rakiplerin beceriksizliği biraz da taraftarın itici gücü ile zirvede kendini bulan Trabzonspor’da herkes ne olduk “delisi” oldu.
Beklentilerin üst düzeye çıkmasının tek nedeni olarak görülen saha sonuçları rakiplerinde katkısıyla (Şimdilik saha da çok kötüler) Trabzonspor’u ummadığı bir noktaya taşıdı. Ancak bu taşıma bordo mavili takımı ve dolayısıyla da camiayı da tehlikeli sulara itti. Neden mi? Çok basit beklentiler yükseldi. Hiç yüzme bilmeyen bir kişinin derin sularda yüzme öğrenmesi gibi bir şey bu..!
Kör, topal gidilen bu yolda yavaş yavaş yorulmalar, aksamalar ve çomak sokmalar başlayınca camiayı temsil eden yönetim şiddeti yenilir yutulur cinsten olmayan bir açıklama yaptı. Sebep? Hakkımızı yemesinler..! Trabzonspor’un Ankaragücü, Galatasaray, Sivasspor, Kayserispor ve Bursaspor maçlarında iddia edildiği gibi hak gaspı var mı? Elbette var. Peki, bunda hiç Trabzonspor’un hatası yok? O da var…!
Trabzonspor dikkat edin bu maçlarda kaç pozisyona girmiş kaçını değerlendirmiş ve kaçında üstün oynamış. Lider ve etkili olduğuna inanıyorsan çıkıp hem rakibi hem de hakemi yeneceksin. Yenemiyorsan da camianın ağırlığını ortaya koyacaksın. Yönetimin yapması gereken en önemli icraat eski başkanları aynı çatı altına toplamak ve gövde gösterisi yapmaktır. Bunu yapabiliyorsa camiadaki bütünlük her alanı etkiler ve karar vericileri daha dikkatli olmaya davet eder. En başında buna hakemler riayet eder. Hakem diyince iki satırda onlar için karalayalım…
Hakem müsabaka kurallarına göre maçı yöneten, başlayıp, sonlandıran resmi görevlidir. Peki, iyi bir hakem nasıl olmalı sorusuna cevap arayalım; İlk planda insanlıkla dolu olmalı. İkinci planda sağlam bir inanç sahibi olmalı ve futbolun tarihi geçmişini gelişimini ve değişim süreçlerini iyi derecede bilmelidir. Futbolun geleneksel ruhu ve değerini iyi kavramalı, rakip oyuncuların akıllarından geçenleri anlamalı, doğru karar verme yeteneğine sahip olmalı ve adaletli davranmalı, kuvvetli bir sorumluluk duygusu taşımalı ve de tecrübeli olmalı. Bütün bu unsurları taşıyan hakem var mı? Soru herkese göre farklı cevap içerir. Trabzonspor adına ise cevap “hayır” olacaktır. Çünkü belirgin şekilde hanesinden puanlar gasp edilmiştir. Bütün bunların üstesinden gelmek için şu an tek yetkili yönetimdir..!
Burada önemli olan yönetimin atacağı adımlardır..! Elbette Trabzonspor’un haklarını sonuna kadar korumak için gerekli çalışmaları ve açıklamaları yapmalı. Bu onun asli görevi..! Diyeceğimiz tek şey bu yolu tek(Sonuçlar olumsuzlaştıkça bölünmeler artacaktır.)başına gitmenin hem kendilerini hem de yönettikleri kulübü yoracağıdır. O nedenle elbirliği (Trabzonsporluyum diyen herkesi aynı şemsiye altında toplamak) ile yola devam etmek en mantıklı adım olarak görülüyor. Bunu yaparlarsa hedefe çok daha rahat ulaşırlar..! Yapmazlarsa bu kez hedef olurlar..!
golgekalem61@hotmail.com