Trabzonspor Fenerbahçe maçı öncesine kadar topladığı puanlara rağmen ortaya koyduğu oyun nedeniyle gelecek açısından güven vermiyordu. Herkesin kafasındaki soru şuydu? Acaba… Acaba ligin ikinci yarısında 34 puan toplayabilecek miydi Trabzonspor? Bu soru kafaları kurcalayadursun, eksik bölgelere yapılmayan transferlerde işin cabasıydı…
Her şey bu mahalde gelişirken Fenerbahçe maçı geldi çattı. Biz de maçı yerinde izleyenlerdeniz. Canlı seyretmenin en büyük avantajı saha içini her alanda gözlemleyebilmenizdir. Biz de onu yaptık.
Saha içinde Gustava Colman diye bir adam vardı. O gün inanılmazdı. Trabzonspor takımı sol kenar yetersizliği nedeniyle sıkıntı yaşıyor ama Cale iki net pozisyona girdi. Bir maçla değerlendirmek istemiyorum ama Yattara ve Gökhan biraz kımıldasa Trabzonspor 2 yeni oyuncu transfer etmiş olacak.
Trabzonspor’da taşlar yerine oturmuş. İyi ya da kötü olması lig de ki sıralamaya sirayet edecek. Son yılların en iyi Trabzonspor’unu izlemek müthiş keyif vericiydi ama lig uzun bir maraton. Eksiği, aksağı, kaybı, artısı için çok zaman olacak.
Trabzonspor kenar yönetimi sessiz sedasız taraftar gibi maç izlemiyorum. Hem Ersun Yanal hem de yardımcıları saha içine sürekli müdahale ediyor. Bu da oyuncuların konsantrasyonlarını sağlıyor. Buraya kadar her şey Trabzonspor’un lehinde ama en büyük tehlike acaba sorusuyla ortaya çıkıyor.
Bu takım acaba sendeler mi? Sendelerse yatırılan onca para Trabzonspor’a ağır fatura olarak yansır mı? Gidişatın çok iyi olduğu bir dönemde Trabzonspor’un puanları fazlasıyla hanesine yazdırması lazım.! Ligde haftalar ilerledikçe sıkıntılarda artacaktır. Hedef en tepeyse şimdiden hazırlıkları tamamlamalıdır. Transfer mi? Fenerbahçe maçını seyreden transfer ister mi? Bu dönem alınmasına hem ekonomik hem de fayda açısından karşı olduğumu söylemiştim. Trabzonspor’un paralarını fazla risk alıp sokağa atmak çok doğru değil. İlla alınacaksa yerli oyuncudan yana kullanılması gerektiğini düşünüyorum.