Trabzonspor tabir caizse dörtnala yoluna devam ediyor. Hem aldığı sonuçlar hem oynadığı oyun(!) hem de taraftarın ilgisi Trabzonspor’u çok önemli noktaya taşıdı. Çıta olabildiğince yukarıya taşındı. Bu saatten sonra tetikçiler işbaşına geçecek ve hazımsızlıklarını Trabzonspor’la gidermeye çalışacaklar. Yapabilirler mi? Geçmişten ders alınırsa “hayır”. O zaman ne mi olur? Bugün hazım sıkıntısı çekenler yarın başka şey çekerler…
Herkesin merakı yılsonunda Trabzonspor nerede olacak? Bir de işin adam çatlatan eğlence boyutu var ki düşünen ve icra eden Trabzonspor’u başka bir vitrine koyuyor. 61.dakika, kolbastı, horon, Afrika tamtamı mı yoksa şükür oyunu bilemem ama bu nitelikte bir eğlenceyi kimse yapamaz ve sahiplenemez.
Gidişatla ilgili görüşler olgunlaştırılırken kafalarda ki soru işaretleri çözüme kavuşturulmuş değil. Mesela tam anlamıyla oyun kurgusunu sahaya yansıttığı söylenemez. Hal böyle olunca da “acaba” sorusu kafaları kurcalamaya devam ediyor. Acaba bu takım bugün galip gelebilir mi? Aslında yeni kurulan bir takım için müthiş bir başarı ve organizasyon ama Trabzonspor’u yöneten ve yön verenler çıtayı öyle bir noktaya taşıdılar ki hedefe ulaşmak için vites küçültmek bir yana her şeyin dört dörtlük olmasını bekleniyor.
Hafta sonu Beşiktaş maçı var. Lig İstanbul takımlarının yetersizlikleri nedeniyle Trabzonspor ve Sivasspor’un tekeline girmeye başladı. Ha… Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray sonuçsal olarak istenilen noktada olmasa da bundan sonra camia olarak lige ağırlığını koyabildikleri ölçüde koyacaklardır. Son örnekleri dün ve önceki günkü açıklamalarla kendisini ortaya koydu. Neyse konuyu dağıtmayalım.
Hafta sonu oynanacak maçta Trabzonspor Beşiktaş’a oranla çok daha rahat maça çıkacak. Beşiktaş’ın kaybetme telaşı oyuncularında ciddi hatalara yol açabilir. Bu durumda da Trabzonspor’un kendi hataları değil rakibinin hatalarını değerlendirme başarısı sonucu tayin edecektir. Sonuç ne olur derseniz? Ben çok rahatım….
Albay iyi de ya “generalim” diye tutturursa…!
Alanzinho’ya balya usulü para verildi. Gökhan’dan sonraki en pahalı oyuncudur her halde. Boyu kısa ama bedeli çok ağar. Adama ağırlığınca para verdiler vermesine de gidişat nasıl olur orası muamma.Biz “Albay” lakabı taktığımız Alanzinho’nun soğuk ve sert Norveç liginde bu boy ve teknikle üst üste 2 yıl yılın futbolcusu seçildiğini fazlasıyla merak ediyoruz.
Bu seçim kim ve kimler tarafından hangi kıstasa göre yapılmış. Her ne olursa olsun Norveç’teki iklim ve oyun anlayışına göre adam boş değil ve şans verildiğinde işi görecek nitelikte. Albayın top ayağındayken hareket kabiliyeti iyi de yanında da iki refakatçi lazım kendisine. Çünkü dokunsan düşecek görüntüde. İyice güçlenmesi lazım.!
Parayı balyayla aldı ya bi pres makinesine adamı sokup kalıplaştırmak lazım. Yoksa faydadan çok zararı olacak. Ha unutmadan Yattara’nın Alanzinho’nun sevilmesinden duyduğu rahatsızlık futbolunu da sirayet etmiş. Yattara, oynamadan sevilmenin hem keyfini hem de cukkalarını aldı, almaya da devam ediyor. Onun bu çiftlik hayatına son verecek sevimlilik Albay Alanzinho da var.
Bir de Albayın futbolunda olursa Yattara’nın sevgisi dama atılacak haberi olsun. O nedenle biraz daha etkiyle kendine çeki düzen vermesi lazım. Şunun şurasında oynayacağı 16 maç ve tarihe geçecek fırsat var önünde. Şampiyonun seneye şampiyonlar ligine vizesiz gireceği gerçeğinden yola çıkarsak Yattara’nın “dev takım” hayalinin gerçekleşmesi için ciddi anlamda mücadele etmesi lazım.
Kenarda Albay olarak oturan Alanzinho “yeter artık ben terfi ettim general oldum” derse ne olacak. Uzun ve kısa Yattara’lar aynı anda nasıl oynayacak? Ersun hoca öyle bir oyuncu transfer ettirdi ki çık işin içinden çıkabilirsen. Eh onu da Ersun hoca düşünsün her şeyi biz düşünecek değiliz ya… Son söz şunu da ekleyelim Ersun hoca ikisini de aynı anda oynatmayı becerebilirse var ya “Ekmek üstü kadayıf” olur ki Trabzonspor’u izlemenin tadına doyum olmaz. Kızmanıza gerek yok bizden söylemesi…